Menu

Wassily Kandinsky Eserleri ve Hayatı



Wassily Kandinsky, 16 Aralık 1866’da Moskova’da varlıklı ve aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Babası bir çay tüccarıdır ve servetiyle uzun eğitim hayatı boyunca Wassily’i destekler. Rus Ortodoksluğuyla yetiştirilmiş olan Kandinsky, kısa bir gençlik dönemi dışında tüm hayatı boyunca bu inanca bağlı kalır.

Akademik başarılarla göze çarpan bir çocukluk geçirir. Çocukken hem piyano hem de viyolonsel çalmış olan Kandinsky’i resim ve müzik her zaman büyüler. Daha 13-14 yaşlarındayken ilk yağlıboya takımını almak için para biriktirir. Geleneksel Rus ikonalarından, Rembrandt’ın yağlıboya tablolarına ve Wagner’in yazdığı Lohengrin operasına kadar geniş bir yelpazeye yayılan sanat ve müzik eserleri onda derin izler bırakır.

Wassily Kandinsky, Abrikosov afis

Wassily Kandinsky’nin Abrikosov Company için hazırladığı bir reklam afişi, 1898

Eğitim hayatı ailesinin 1871’de taşındığı Kırım Odessa’da başlar. Sık sık Moskova’yı ziyaret eden Kandinsky, 1886’da politik ekonomi ve hukuk eğitimi almak üzere oraya yerleşir. 1892’deki mezuniyetinden bir yıl sonra Moskova Üniversitesi’ne hukuk okutmanı olarak atanır. 1895’teki bir Moskova sergisi Kandinsky’ye Fransız İzlenimcilerini tanıtır, Monet’in Saman Yığınları serisinin onda uyandırdığı duygular, Kandinsky’yi bekleyen kaderi önceden haber verir gibiydi.

Wassily Kandinsky, Odessa Port, 1898

Wassily Kandinsky, Odessa Port, 1898

Bir yıl sonra 1896’da, 30 yaşındaki Kandinsky, Estonya Dorpat Üniversitesi’ndeki profesörlük görevini geri çevirip resim eğitimi almak üzere Münih’e gider. O yıllarda Münih, Avrupa’nın ciddi sanat eğitimi verilen önemli merkezlerinden biri olmanın yanı sıra Almanya’daki en etkin deneysel merkezlerden biri olarak haklı bir şöhrete sahipti. 1900’lerin başlarında Kandinsky, hala Münih sanat dünyasına hakim olan Jugendstil (Alman usulü art nouveau) ve lirik natüralizmin etkisi altındaydı. Kendi eşsiz üslubunu ancak uzun bir yolculuk döneminden sonra oluşturabilecekti.

Wassily Kandinsky, Akhtyrka, Autumn, 1901

Wassily Kandinsky, Akhtyrka, Autumn, 1901

Wassily Kandinsky, Russian Knight, 1902

Wassily Kandinsky, Russian Knight, 1902

Wassily Kandinsky, Mounted Warrior, 1903

Wassily Kandinsky, Mounted Warrior, 1903

Wassily Kandinsky, Roses, 1905

Wassily Kandinsky, Roses, 1905

Kandinsky’nin bu ilk dönem eserleri, zamanlarına göre başarılı olmakla birlikte çok önemli olarak değerlendirilmezler. Parlak renklerin ve masal öğelerinin yaratıcı bir şekilde kullanılması gibi, sanatçının sonraki resimlerinde iyice öne çıkan bazı özelliklerinden dolayı dikkat çekerler.

Wassily Kandinsky, Volga Song, 1906

Wassily Kandinsky, Volga Song, 1906

Kandinsky’nin çoğu erken tarihli çalışmasında Rusya nostaljisi söz konusudur. Bu tarz çalışmalarını ahşap üzerine temperayla gerçekleştirmiştir. Resme mozaik görünümü verebilmek için de cilalamıştır. Volga Şarkısı, sanatçının bu türde yaptığı resimlerden biridir. Resim, konusunu Volga Nehri’nin sandalcılarının yorucu işlerine ve dalgalara karşı kürek çekmelerine tahammül etmek için söyledikleri şarkıdan alır.

Wassily Kandinsky, Gabriele Munter, 1905

Wassily Kandinsky, Gabriele Münter, 1905

Kandinsky’nin Phalanx Sanat Okulu’nda 1903’te öğretmenlik yaparken tanıştığı öğrencisi Gabriele Münter, eşinden ayrılmasına neden olur. Bu dönemde sanatçı, çoğunlukla yanına Münter’i de aldığı uzun süreli yurtdışı seyahatlerine çıkar. 1906-1907 arasındaki bir yıllık dönemde Paris’e yerleşen Kandinsky, Fovistlerin ilk sergilerinin çoğunu izler ve çok etkilenir. Bu resimlerde rengin serbest bırakıldığını görür ve sonraki birkaç yılda bunu sanatına dahil eder.

Sanatçının atılımı, 1908’de Münih’e geri dönüp, ressam Gabriele Münter ile beraber Bavyera’nın dağlık Murnau bölgesinde vakit geçirmeye başladığında gerçekleşir. Bavyera Alpleri’nde bulunan Murnau yakınlarındaki Staffel Gölü’ne giderler. Münter, 1909 yılında buradan bir ev satın alır. Rus Evi olarak tanınan ev, yerel halk sanatı kaynaklı dekoratif unsurlarla döşenir. Kandinsky, fovist renk anlayışının onda bıraktığı etkiyi, Rus mirasına bağlanabilecek primitiflik ve doğrudanlıkla birleştirerek, en önemli dışavurumcu peyzajlarını üretmeye başlar.

Wassily Kandinsky, Murnau am Staffelsee, 1905

Wassily Kandinsky, Murnau am Staffelsee, 1905

Murnau’da gerçekleştirdiği manzaralardaki renk kullanımı, tanımlayıcı olmaktan ziyade zengin yoğunluğa erişen bir hal almıştır. Dağlar, ağaçlar ve yapılar gibi tanınabilen manzara öğeleri bütüne eklenerek, geç dönem manzara resimlerinde karşımıza çıkacak olan sembolleri müjdelerler. Bu çalışmasında olduğu gibi Kandinsky’nin gerçekleştirdiği tüm manzaralar, sanatçının Bavyera kıyılarının güzelliğine olan yoğun duygularını yansıtırlar.

Murnau’da sanatçı tiyatro ve edebiyat gibi başka alanlarda da denemeler gerçekleştirmeye başlar. Ahşap baskılarla bezenen ve Sesler adıyla yayımlanan şiir kitabının içeriğini burada hazırlar. Kandinsky’nin şiirleri yazma yöntemi oldukça ilginçtir. Buna göre, konuşmayı bilmeyen çocuklarda olduğu gibi bir kelimeyi sürekli tekrarlayıp bütün anlamlarından arındırmak suretiyle kelimenin saf bir ses olmasını ve tinsel bir titreşim haline gelmesini sağlar.

Wassily Kandinsky, Colorful Life (Motley Life), 1907

Wassily Kandinsky, Colorful Life (Motley Life), 1907

Renk ve tematik doygunluğa sahip, puantalizm tekniğinde parlak ve canlı renklerde yapılan Renkli Yaşam resmi, farklı şahsiyetleri içerir, bunların birçoğunu daha sonraki yıllarda birçok çalışmasında görürüz. Kılıçlı at ve binicisi, din adamı, kürek çeken kürekçileri, okunu atmaya hazır bir okçu, kasvetli cenaze töreni gibi… Resmin arka planında ise nehir ve görkemli bir şehir göze çarpar.

Wassily Kandinsky, Murnau Street With Women, 1908

Wassily Kandinsky, Murnau Street With Women, 1908

Wassily Kandinsky, Improvisation III, 1909

Wassily Kandinsky, Improvisation III (Improvisación III), 1909

Murnau bölgesinde betimlediği resimlerden olan bu eserinde, Fovizmin canlı renklerinden etkilendiği görülür. Bu hayali manzaraları ve görünümlerinde masallara, halk hikayelerine göndermeler var. Kandinsky’nin 1913’te anılarından derlediği Geçmişe Bir Bakış’ta, özellikle çocukluk yıllarında teyzesinden çok etkilendiğini ve birçok resminin temelinde kendisine anlatılan masalların olduğunu ifade etmiştir. Bilhassa teyzesinin ışıltılı bir kişilik olduğunu ve onun yaşamını aydınlatması yönündeki düşüncelerini de sıkça dile getirmiştir.

Ressam, eserin tamamına hakim canlı renk tonlarını son derece özgür ve geniş fırça darbeleriyle uygulamış. Eserin merkezinde şahlanmış at ve binici bulunur, bu Kandinsky’nin eserlerinde özel bir anlam taşır. Ortodoks inancındaki Aziz George’a bir çağrışım söz konusudur. Kandinsky’de at ve binici, aynı zamanda sanatta ruhani yenilenmeyi temsil eder. Eserin solundaki tam anlaşılamayan yeşil renkli iki figür ise, sanatçının eserlerindeki dini eserlere referansı hatırlatır. Kandinsky’e göre sol taraf maddi dünyayı, sağ taraf ise ruhani alemi temsil eder.

Wassily Kandinsky, Sketch For Composition II, 1909-1910

Wassily Kandinsky, Sketch For Composition II, 1909-1910

Kandinsky’e göre sanat içsel gereklilikten doğmalı ve büyümelidir, dış izlenimlerin rehberliğiyle değil. Sanatçının iç sesi sanatın esasları konusunda karar veren merci olmalıdır. Sanatçıya göre sanatın tinsel (ruhani) bir rolü vardır. Bu resminin solundan sağına doğru sıçrayan bir at ile binici motifi yer alır. Bu figürün tam altında mavi/mor renkli bir ata binen başka bir binici daha resmedilmiştir. Bu resimdeki olay ve figürler, betimleme amacıyla değil, sanatçının hayal gücünün içsel gerekliliğinden kaynaklanarak yapılır.

Wassily Kandinsky, Cossacks, 1910-11

Wassily Kandinsky, Cossacks, 1910-11

Kandinsky’nin birçok resminde karşımıza çıkan motifler Rus orijinlidir ve sanatçının duygu durumu ile bağlantılı tinsel bir tınıya sahiptirler. Kazaklar adlı yapıtında, manzara ve figürler tanınabilir biçimlerde soyutlanmıştır, ancak şifreli olan motifler izleyici tarafından Kandinsky’nin diğer yapıtları göz önüne getirildiğinde daha kolay çözülürler. Kazaklar’da zikzak biçimli kuşların üstünde uçtuğu dağlık bir manzarayı, sağa doğru kırmızı başlıkları ve ellerindeki mızraklarıyla Kazakların önünde durduğu bir kaleyi ve ortadaki gökkuşağının üstünde kılıç sallayarak birbirleriyle savaşan süvarileri görürüz.

Wassily Kandinsky, All Saints I, 1911

Wassily Kandinsky, All Saints I, 1911 (Cam Altı Resmi)

Fovist grubu üyelerinden Alexej von Jawlensky, Kandinsky’nin değişmez dostlarındandır. Sanatçıyı Avrupa’daki soyut sanat teorileri hakkında bilgilendirmiş, ayrıca Kandinsky’ye palet bıçağının yerine kısa-tüylü fırça ile resim yapmasını önererek sanatçının resimlerinde giderek çözülen formlara ulaşmasına da önayak olmuştur. Bavyera yöresine has cam altı resimleme sanatına bir hayli ilgi duyan Kandinsky’e cam altı resimleme sanatından ilk bahseden de Jawlensky’dir. İki ressam, Ortaçağ’da geliştirilen ve 19. yüzyıl boyunca dekoratif panellerde kullanılan bu sanatı Murnau’daki bir ustadan öğrenirler. Kandinsky, All Saints I resminde olduğu gibi zaman zaman cam altı resimleme sanatına eğilir.

Wassily Kandinsky, Composition V, 1911

Wassily Kandinsky, Composition V, 1911

Kandinsky, 1909’da Neue Kunstler Vereinigung (Yeni Sanatçılar Birliği) ya da NKV diye adlandırılan gruba dahil olur. Alexej von Jawlensky, Alfred Kubin, Gabriele Münter ve sonraki dönemde Franz Marc gibi üyeleri bulunan Jugendstil (Almanca konuşan ülkelerdeki Art Nouveau akımı) ve Fovizmi birleştiren bir tarzda ürün veren grupta olmaktan rahattı. Ancak daha sonraları Kandinsky’nin soyutlamaya yönelmesini benimsemeyen NKV sanatçılarıyla arasındaki sürtüşmeler artar ve Kandinsky’nin bir resmini 1911’deki sergiye dahil etmemeleri üzerine, sanatçı gruptan ayrılır.

Aynı yıl Franz Marc’la birlikte Der Blaue Reiter’i (Mavi Süvari) kurar. 20. yüzyıl sanatının en ufuk açıcı gruplarından biri olan Der Blaue Reiter, Kandinsky’nin 1903’te yaptığı bir resmin adını taşımaktadır.

Wassily Kandinsky, Der Blaue Raiter, 1903

Wassily Kandinsky, Der Blaue Raiter, 1903

Kandinsky, Der Blaue Reiter isminin Franz Marc ve kendisinin mavi rengi, Marc’ın atları, kendisinin ise binicileri sevmesinden dolayı konduğunu açıklamıştır.

Wassily Kandinsky, Impression IV (Gendarme), 1911

Wassily Kandinsky, Impression IV (Gendarme), 1911

Der Blaue Reiter, üyelerinin sergilerinin yanı sıra Arp, Braque, Derain, Kirchner, Klee, Nolde ve Picasso gibi Münihli olmayan sanatçıların da eserlerinin yer aldığı sergiler düzenlenmesiyle de önem kazanır. 1912’de Der Blaue Reiter Almanağı’nın yayımlanmasıyla birliğin itibarı daha da artar. I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla Der Blaue Reiter dağılır.

Kandinsky, 1911’in sonuna doğru basılan Sanatta Ruhsallık Üzerine (Über Das Geistige In Der Kunst) adlı muazzam eserinde düşüncelerini açıkça ve özgürce ortaya koyar. Modern sanatı büyük ölçüde etkileyen yeni ilkelerin yayılmasında ve kabul edilmesinde bu kitabın ayrı bir önemi olmuştur. Kitapta Kandinsky, sonraki dört sene boyunca tuvalde ulaşmaya çalışacağı amacı, yani sanatın nesnel dünyadan ayrılması fikrini ve yalnızca sanatçının içsel ihtiyacına dayalı yeni bir meseleyi kağıt üstünde beyan eder. Kitabın ilgi çekici başka özellikleri de var. Resim Üzerine adlı ikinci bölüm, renklerin psikolojik etkileri üzerine, Kandinsky’nin doğadan ayrı evrensel bir iletişim aracı arayışını yansıtan gözlemler içerir, renk algısı ve duyumlar üzerinde durur.

“Sanatçı ruhunun derinliklerine inmeli, onu inceleyip geliştirmeli ki, sanatının bir temeli, bir anlamı olsun, yoksa elden ayrı düşmüş, işe yaramaz bir eldiven gibi kalıverir. Sanatçının söyleyeceği bir şey olmalı, çünkü amaç bir formda ustalaşmak değil, formu içsel anlamına kavuşturmak. Sanatçı hazlar peşinde gününü gün etsin diye dünyaya gelmemiştir, aylak yaşamamalıdır. Yerine getirmesi gereken çetin bir görevi vardır ve bu görev çoğu zaman çekilmesi gereken bir çile gibidir. Duygu, düşünce ve hareketlerinin, eserine zemin teşkil edecek ham malzemeler olduğunu, sanatında özgürse de yaşamında özgür olmadığını bilmelidir.” (Sanatta Ruhsallık Üzerine)

Wassily Kandinsky, The Last Judgment, 1912

Wassily Kandinsky, The Last Judgment, 1912

1910 – 1912 arasındaki dönemde Kandinsky, doğal konulardan ayrılıp soyutlama sürecinin son adımlarını atar ve böylece görece formsuz ve renk merkezli başyapıtlarını meydana getirir.

Wassily Kandinsky, Composition VI, 1913

Wassily Kandinsky, Composition VI, 1913

Kandinsky, bir ressamın katı soyut sanat anlayışının peşinden koşmaması gerektiğini, onun yerine zıtlık ve aykırılığın söz konusu olduğu günün sosyal ve tinsel durumlarına eğilerek, resimlerini bu etkiyle yapması gerektiğini belirtir. Bu söylemi sanatçının 1913 yılında gerçekleştirdiği enerjik, dengeli ve aynı zamanda da karmaşık olan Kompozisyon VI adlı yapıtında realize edilmiştir.

Wassily Kandinsky, Improvisation No. 30 (Cannons), 1913

Wassily Kandinsky, Improvisation No. 30 (Cannons), 1913

Daha kendiliğinden ve içselleştirilmiş bir tarzda gerçekleştirilen Doğaçlama 30 (Toplar), aynı yıl yapılmalarına rağmen, bir önceki resmine göre daha az karmaşık, daha küçük boyutlu ve ele alınış yönünden daha özgürdür. Bu resimde, sol alt köşede bir grup figür, sağ üst köşede dağ yamacında bir kale, onun tam karşısında kubbeli bir yapı olmak üzere daha çok tanınabilir öğe vardır. Çizgisel öğeler resim yüzeyinde serbestçe dolaşırken renk öğesi tanımlayıcı olmaktan çıkmıştır. Resimde ilginç olan, sağ alt köşede yere sağlam bir biçimde basan toplardır. Kandinsky’e göre bu toplar, yaklaşmakta olan savaş nedeniyle bilinçsizce ortaya çıkıvermişlerdir.

Wassily Kandinsky, Moskow Red Square, 1916

Wassily Kandinsky, Moskow Red Square, 1916

Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması ile birlikte Kandinsky için sıkıntılı günler başlar. Savaşın çıkmasından iki gün sonra Münter ile birlikte İsviçre’ye giderler. Burada savaşın bitmesi umuduyla üç ay kalırlar. 1914’te Kandinsky Rusya’ya, Münter ise Münih’e geri döner ve ikili arasındaki ilişki de böylelikle son bulur. 1915 yılı boyunca Kandinsky hiçbir resim yapmaz. 1916 – 1921 yılları arasında da sadece 41 yağlıboya yapar. Sanatçı, 1917 yılında tüm yaşamı boyunca ona hayat arkadaşlığı yapacak olan Nina Andreevskaya ile evlenir. 1917’den sonra Rusya’da yeni hükümete bağlı çeşitli idari görevlerde bulunur ve sonunda Moskova Üniversitesi’nde profesör olur.

Wassily Kandinsky, Circles On Black, 1921

Wassily Kandinsky, Circles On Black, 1921

1920’ler Kandinsky’nin yapıtlarında geometrik formların görüldüğü yıllardır. Siyah Üzerinde Daireler adlı yapıtında bu değişim görülebilir. Bu dönem yapıtlarında, Münih döneminde yaptığı resimlerdeki soyutlama anlayışından eser yoktur. Moskova’da gerçekleştirdiği bu yapıtlarında dikdörtgen, daire gibi tanımlanabilir geometrik formlar, benekler ve noktalar kendi repertuarında yer alan formlarla kaynaştırılırlar. Kandinsky, bu dönem yapıtlarında sıklıkla kullandığı dairenin tanımını yapar, buna göre daire, büyük karşıtlıkların sentezidir. İlginç ve ortak merkezli güçleri dengeler.

Wassily Kandinsky, Blue Segment, 1921

Wassily Kandinsky, Blue Segment, 1921

Rusya Devrimi’ne kadar olan süreçte rahat bir yaşam süren Kandinsky, devrimle birlikte maddi sıkıntılar yaşamaya başlar. Yeni yönetim tarafından arazilerin yeniden dağıtılması esnasında evi elinden alınır. Bazı yapıtlarını satmak durumunda kalır ve bir memuriyet işi aramaya başlar. Devlet komisyonunda başkan olur, kendisine Rusya’da yeni müzeler açma görevi verilir. 1919 yılında Moskova Sanat Kültürü Enstitüsü’nü kurar. Çok geçmeden Kandinsky enstitü üyeleri ile bir çatışmaya girer. Bunun nedeni, sanatçının soyutlama üzerine yaptığı yorumlardır. 1921 yılının sonunda bunaldığı bu ortamdan Bauhaus’dan gelen öğretmenlik teklifi ile kurtulur.

Wassily Kandinsky, Composition VIII, 1923

Wassily Kandinsky, Composition VIII, 1923

Kandinsky’nin biyografisini yazan Will Grohman, Kompozisyon VIII adlı eserini şöyle tanımlar: “Ortaya çıkan denge her şeye rağmen gizemlidir veya diyebiliriz ki diğer bütün elemanlar uyum içinde ortada yer alan açıya doğru yakınlaşır. Resimlerinde müziğin etkisini gördüğümüz Wassily Kandinsky, saf bir resimsel dil yaratabilmek yönündeki kendi uğraşısını doğaçlamalar, kompozisyonlar, izlenimler gibi müzikal isimler verdiği soyutlamacı yapıtlarıyla renklerle sesler arasında ilişkiler kurar.”

Kandinsky, Arnold Schönberg’in bir konserini dinledikten sonra gelecekteki dostluklarını başlatacak olan ilk mektubunda “Sizin bestelerinizdeki tek tek seslerin kendi yollarında bağımsız yürümelerini, özgün yaşamlarını ben de resimde bulmaya çalışıyorum. Günümüzde resimde yeni armoniyi konstrüktif yolda arama eğilimi var. Ritim hemen hemen hep geometri biçimleri üzerine kuruluyor. Ben yeni armoninin geometri yoluyla değil, tersine antigeometrik, antilogic yoldan bulunacağına inanıyorum.” şeklinde yazar.

Wassily Kandinsky, Clear Connection, 1925

Wassily Kandinsky, Clear Connection, 1925

Bauhaus, 1919’da Weimar kentinde kurulan modern sanat ve mimarlığın oluşuna katkıda bulunmuş en önemli eğitim kurumudur. Bauhaus’da Kandinsky, temel sanat eğitimi dersleri verir, 1925’ten itibaren de renk seminerleri düzenleyerek, öğrencileriyle renklerin biçimler arasındaki ilişkileri üzerinde araştırma ve denemeler yapar.

Kandinsky, renk ve biçim konusundaki tinsel değerler ve bağımsızlık inancıyla, resimlerini motif ve temsili elemanlardan arındırır. Ancak, toplumsal değerlere ağırlık verilen bir çağda böylesine içe dönük bir sanat anlayışının uzun ömürlü olamayacağını düşünür, çalışmalarındaki renk lekelerini giderek geometrik biçimlerle örtmeye başlar, renk ve çizgileri düzlemsel geometri biçimlerden oluşan bir sisteme dönüştürür. Kandinsky, biçim, renk ve mekan konusunda tasarıma yönelik ilerici düşünceler geliştirerek, analitik sorunları ele alır, nokta çizgi ve alan kuramı üzerine dersler verir.

Kandinsky’nin Bauhaus Okulu için yazmış olduğu Nokta ve Çizgiden Düzleme (1926) adlı kitabı, Temel Sanat Eğitimi derslerinin de temelini oluşturur.

Wassily Kandinsky, Several Circles, 1926

Wassily Kandinsky, Several Circles, 1926

Kandinsky’nin resimleri derin gözleme dayanır. Ona göre, doğadaki her şey insan doğasıyla ilişkili bir ritim içindedir. Her rengin, her çizginin çağrıştırdığı bir duyarlık biçimi vardır. Bu yüzden, belli geometrik biçimler, belli duyarlık alanlarını ifade eder. Renk ve formlar arasında kurduğu ilişkiler soyut geometrik resmin temellerini oluşturur. Böylelikle sanatçının müzik ile kurduğu bağ da anlaşılabilir. Müzik en soyut sanattır, dolaysız olarak ruha ulaşır. Bu sesler bir içsel imge oluşturur. İşte bu oluşum halini resimde dile getirir Kandinsky. Ruhsal titreşimler yaratan çizgi ve renklerden oluşan tabloları izleyende derin duyuşlar oluşturur.

Wassily Kandinsky, Spitze In Bogen, 1927

Wassily Kandinsky, Spitze In Bogen, 1927

Wassily Kandinsky, bu yapıtında kimi figüratif öğeleri, geometrik biçimli, soyut, düz yüzeyler, optik görüntülü derinlik ayrımlarını, bir yana bırakarak düzenlenmiştir. Paralel perspektifli bir resim anlayışı ile alt ve üst kısımlar arasında bir derinlik ayrımı gözetmemiştir. İki boyutlu, siluet çizimli, simgesel evler, yuvarlak yüzeyler, üst üste getirilmiş saydam görüntülü yelkenlilere benzeyen üçgenler ve kimi kesin doğruları bir yarım çember biçiminde, iç içe, üst üste sıralayarak düzenlemiş. Ayrıca, yarım çember içine de, yine aynı öğelerden bir kaçını yerleştirmiştir. Üst üste gelen kimi öğeler saydam olarak resmedildiklerinden, birbirlerinin biçimlerini, lekesel açıklık ve koyuluklarını yansıtabilmektedir.

Sanatçının figürleri, objeleri, doğada olanı çağrıştırmaz, çünkü bu objeler sanatçının hayal gücünün ürünleridir ve tinsel bir tınıları vardır. Sanatçının Berlin’deki huzurlu günleri pek de uzun sürmez. Bauhaus, 1933 yılında Nazi Partisi tarafından baskı altına alınmaya başlar. Kandinsky ise Hitler’in emriyle görevinden alınır, enstitü de kapatılır. Sanatçı daha sonra Paris’e taşınır.

Wassily Kandinsky, Composition IX, 1936

Wassily Kandinsky, Composition IX, 1936

Wassily Kandinsky, Composition X, 1939

Wassily Kandinsky, Composition X, 1939

Bu dönemde, Paris sanat dünyasında Kübizm ve Sürrealizm hakimdir. Kandinsky, Paris’te soyutlamalarına devam eder, hatta gazetelerde bu konu ile ilgili yazıları çıkar. Bu dönemde, Kompozisyon IX ve X isimli, Rusya’daki geometrik tarzı yineleyen büyük boyutlu iki tablo gerçekleştirir. Sanatçının Murnau döneminde etkisi altında kaldığı esin kaynaklarından da izlerin olduğu bu iki çalışmasında sürrealizmin bilinçdışı öğelerinden etkiler de yer alır.

Wassily Kandinsky, Ribbon With Squares, 1944

Wassily Kandinsky, Ribbon With Squares, 1944

Soyut resmin en önemli isimlerinden biri olan Wassily Kandinsky, 1939 yılında Fransız vatandaşı olur ve 78 yaşında, 13 Aralık 1944’te Paris’te yaşama veda eder.

Kaynak
Sanatta Ruhsallık Üzerine, Wassily KandinskySessiz MüzikWassily Kandinsky ÜzerineDoğaçlama III, KandinskyBauhause Tasarım OkuluÇağdaş Türk Sanatında Soyut ResimSoyut Resimde Yüzeyin Çizgisel Düzenlenmesine Yönelik AnalizlerKandinsky ve Sanatta ManevilikKandinskyKandinsky Mimari Tasarımıma Nasıl Yardım Etti?


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir