Menu

Ünlü Pop Art Sanatçısı Josh Agle’nin Renk Şöleni 20 Resmi

Ünlü pop art sanatçısı Josh Agle, adının son hecesi ile soyadının ilk hecesinin bileşiminden oluşan Shag takma adıyla da bilinir. Kendisinin en ünlü çalışmalarını derledik.

Özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen köklü değişimlerin bir sonucu olan Pop Art, modern sanat akımları içinde en sıra dışı olan sanat hareketlerinden biridir. Ortaya çıktığı dönemin kabul gören ve gittikçe rutinleşen sanat akımı olan soyut ekspresyonizme karşı doğmuş bir isyanın ifadesidir; hatta bu sanat akımının antitezidir bile denilebilir.

Josh Agle, The Queen of Sheba

The Queen of Sheba

Josh Agle, Secret Fishing Spot

Secret Fishing Spot

Josh Agle, Icarus Over The River Yarra

Icarus Over The River Yarra

Josh Agle, The Cryptologist

The Cryptologist

Pop Art, günlük hayatın materyalist gerçekliğine, televizyon, magazin ve mizah dergileri gibi insanların görsel zevklerinden kaynaklanan popüler kültüre yönelen bir sanat akımı olarak bilinir. Bu akımın özelliği endüstri toplumunun günlük tüketim eşyalarını, kitlesel iletişim çağının teknikleri ile anlatmaktır. Bu tür objeler, çevrelerinden yalıtılıp, abartılı boyutlarda ve çoğunlukla resimli roman ya da reklamcılık teknikleri kullanılarak resmedilmiştir. Konuları çok değişik olabilmektedir.

Josh Agle, Beatles May I Introduce To You

Beatles May I Introduce To You

Josh Agle, The Delegation Of Evildoers

The Delegation Of Evildoers

1962 doğumlu Josh Agle, adının son hecesi ile soyadının ilk hecesinin bileşiminden oluşan Shag takma adıyla da bilinir. 1960’ların reklam illüstrasyonlarını, Disney animasyonlarını ve Bossa Nova albüm kapaklarını hatırlatan tablolar yapar. Dar takımları ile iş adamları ve iş kadınlarını martini içerken gösteren Shag’ın tabloları elit şehirli insanların dünyasını anlatır. Disneyland’ın Perili Evi’nin 40. yıldönümünü kutlamak için 13 tane illüstrasyon yapmak için görevlendirilmiştir.

Josh Agle, Ahab’s Wife

Ahab’s Wife

Josh Agle, The Ensuing Elephant

The Ensuing Elephant

Shag bazı eserlerini ünlü resssamların tanınmış tablolarına gönderme yapmak amacıyla tasarlamıştır.

Josh Agle, Where Do We Come From, What Are We, Where Are We Going

Where Do We Come From, What Are We, Where Are We Going (After Gauguin)

Paul Gauguin, Where Do We Come From, What Are We, Where Are We Going, 1898

Nereden Geliyoruz? Neyiz? Nereye Gidiyoruz? (Paul Gauguin)

Josh Agle, Les Demoiselles D'Avignon

Les Demoiselles D’Avignon (After Picasso)

pablo picasso, avignonlu kadınlar

Avignonlu Genç Kızlar (Pablo Picasso)

Picasso, 1907 ilkbahar ve yaz ayları boyunca batı resmine neredeyse 500 yıldır hakim olan sanatsal geleneği yıkacağını düşündüğü bir tablo üzerinde çalıştı. Bu tabloya önce Le Bordel (Genelev) adını verdi, ama tablo daha sonra Les Demoiselles d’Avignon (Avignonlu Genç Kızlar) adıyla tanındı. Başlangıçta genelev sahnesi olarak çalışılan ve içinde bir denizciyle öğrencinin de bulunduğu Avignonlu Kızlar, en son çizimde beş kadın bulunan bir resme döndü. Avignonlu Kızlar, kübizm akımın başlangıcı kabul edilse de, aslında Picasso’nun dışavurumculuk ile kübizm arasında geçiş dönemi eseridir. Eserin adı ise Barcelona’da Calle D’Avignon’da bulunan genelevden gelmektir.

Josh Agle, The Potato Eaters

The Potato Eaters (After Van Gogh)

Van Gogh, Patates Yiyenler

Van Gogh, Patates Yiyenler, 1885

Van Gogh en karanlık ruhsal dönemlerinde bu tabloyu yapar. O yıllara ait resimlerinden ruh hali ile ilgili pek çok noktayı açıklığa kavuşturmak mümkün. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar da en az resimleri kadar aydınlatıcı.

“Görünüşte, köylülerin, paçavracıların, her türlü işçinin resmini yapmak kadar basit bir şey yok oysa yağlıboyada bu gündelikli figürleri yaşatmak dünyanın en zor işi! Bildiğim kadarıyla hiçbir akademide bir kazmacının, ekin süren birinin, ocağa çaydanlık yerleştiren bir kadının ya da bir terzi kızının nasıl çizileceği, nasıl boyanacağı öğretilmiyor. Öte yandan hemen hemen her önemli kentte, bir akademi var ve buralarda Araplar ya da Louis XV ile ilgili ya da başka tarihsel konularda modellerden geçilmiyor… Yani, kısaca, hepsi de var olmayan, gerçek dışı figürler!”

“Çalışmalarımı sürdürmek için göze almak zorunda olduğum masraflar kimi kez elimde olan paraya oranla çok yüksek… İnan ki, bünyem her türlü rüzgara, her türlü havaya bir köylü kadar dayanıklı duruma gelmemiş olsaydı, buralarda yaşamaya katlanamazdım; kişisel rahatım için harcayacak bir kuruş bile kalmıyor geriye. Ama kendim için rahatlık aradığım yok. Yaşamını değiştirmek isteyen birçok köylünün istediği kadar az benim isteklerim de… İstediğim para, boya ve özellikle model ücretleri için.”

Josh Agle, The Absinthe Drinker

The Absinthe Drinker

Edgar Degas, Absent İçenler

Edgar Degas, Absent İçenler, 1876

Fransız izlenimci ressam Degas’ın bu eseri ilk sergilendiğinde çok ağır eleştiriler aldı. 1792 senesinde bir Fransız doktor tarafından icat edilen absent, Fransız aristokratları, devlet adamları, bohemleri tarafından tüketilmeye başlandı. Alkol oranı fazla olan ve bu sebeple yıllarca yasaklanan absent, yayınlanan bildirgeye göre delirtir, katil ederdi. Vincent Van Gogh da tam bir absent bağımlısıydı ve onun gibi pek çok sanatçı yüzünden absent, ilham içkisi olarak anılmaya başlandı. İlk sergilendiğinde bir adamla kafede absent içmesi sebebiyle fahişe yakıştırması yapılan bakışlarıyla absentin etkisinde olduğu anlaşılan kadın modeli, o zaman 20 yaşında olan Ellen Andree’dir. Erkek ise o zaman 52 yaşında olan ressam Marcellin Desboutin’dir. Mekan ise Paris’teki Cafe de la Nouvelle Athenes.

Josh Agle, Sleeping Gypsy

Sleeping Gypsy

Henri Rousseau, Uyuyan Çingene

Henri Rousseau, Uyuyan Çingene, 1897

Fransız ressam Rousseau, Belediye Başkanı’na satmayı düşündüğü tablosu için şunları yazar: “Hemşeriniz olmaktan şeref duyarak ve alaylı bir ressam olarak size, doğduğum kentin yeni çalışmalarımdan bir tanesini almanız temennisiyle yazıyorum. Size Uyuyan Çingene adlı eserimi öneriyorum. Mandolin eşliğinde şarkı söyleyen gezici çingene yorgun düşmüştür ve derin bir uykudadır, yanıbaşında içinde içme suyu olan testi vardır. Aniden bir aslan çıkagelir, kızı koklar, fakat kıza dokunmaz. Her şey ayışığında yüzmektedir ve şiirsel bir ortam vardır. Olay kuru bir çöl ortasında cereyan etmektedir. Çingenenin üzerinde doğulu kıyafeti vardır.” Ama mektubuna yanıt alamaz.

Josh Agle, Old Guitarist

Old Guitarist

picasso, yaşlı gitarist

Picasso, Yaşlı Gitarist, 1903

Picasso, ikinci kez Paris’in yolunu tuttuğunda, bu sefer başarmak istemektedir. İlk günler zor geçmektedir. Her şey yabancıdır. İnsanların yüzü, kentin yuzü ve üstüne üstüne gelen yalnızlık… İşte bu yüzden Paris’teki ilk çalışmalarında ve özellikle Mavi Dönem resimlerinde, hep acı çeken, yoksullaşmış, zayıflık ve açlık sınırına gelmiş, modern kente ayak uyduramayan insanları resmetmesi bundandır. İşte o yıllara ait yaşlı gitarist uzatılmış sıska bedeniyle bir deri bir kemik, varlıkla yokluk arasında gidip gelen bir hayal gibidir.

Josh Agle, Secret Fishing Spot

Secret Fishing Spot

Josh Agle, Coolest Artev

Coolest Artev

Josh Agle, The Cat Carrier

The Cat Carrier

Josh Agle, The Noisy Neighbours

The Noisy Neighbours

Josh Agle, Universal Monsters Fang’s Drive In

Universal Monsters Fang’s Drive In

Josh Agle, The Wolf Man

The Wolf Man

Kaynak


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir