Menu

Rıfat Ilgaz’ın Eserleri ve Hayatı




Rıfat Ilgaz… Hababam Sınıfı’nın dışında da şiirden romana, öyküden tiyatro oyununa ve anı kitaplarına dek pek çok farklı türde çok sayıda eser yaratmış, verimli bir yazardı.

Rıfat Ilgaz’ın Şiirleri isimli yazımıza da göz atmanızı öneriyoruz.

Mizahın yanı sıra eğitimci ruhunu kattığı çok sayıda çocuk kitabı da yazdı. Bununla birlikte, özellikle gazete yazılarının toplumcu yanı ağır bastığı için hayatı boyunca sakıncalı yazar damgasını taşır. Hayatı boyunca türlü çileler çeken Ilgaz, bir yandan da sağlık sorunlarıyla boğuşur. Kastamonu Cide’de 7 Mayıs 1911’de ailenin 7. çocuğu olarak dünyaya gelen Rıfat Ilgaz’ın ilk şiiri 16 yaşında yerel Nazikter Dergisi’nde yayımlanır.

rifat ilgaz

Sevgilimin Mezarında

Issız yollarda içinde düşünceyle gezerken,
İçimdeki sızıyı bu yolla da sezerken,
Dimağımı mazinin hâtırasında ezerken,
O harap mezarınla yine mi karşılaştım!

Öğretmen okulunu bitirdikten sonra 6 yıl Bolu’da öğretmenlik yapar. İlk eşi, kızı Gönül’ün annesi Nuriye Hanım’la Bolu’da öğretmenlik yaptığı dönemde tanışır ve evlenirler. Ancak, iki yıl sonra ayrılırlar. Nuriye Hanım’dan Sarı Yazma adlı eserinde Necmiye olarak bahsedecektir.

1936 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’ne girer ve 2 yıl sonra bitirir. Oğlu Aydın ve kızı Yıldız’ın annesi Rikkat Hanım’la da enstitü günlerinde tanışır, evlenir, fakat Ilgaz “Benim yüzümden işinden olmaması ve çocuklarımızın zarar görmemesi için anlaşarak ayrıldık” diyecektir. Çocukluk aşkı Fikret Hanım’la (Sarı Yazma’daki İffet) evliliği ise 14 gün sürecektir. Bir sonraki eşi ise Prof. Dr. Günsel Koptagel olacaktır.

rifat ilgaz

İstanbul’da öğretmenlik yapar, aynı zamanda Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde de öğrencidir. Ilgaz’ın ikinci şiir kitabı Sınıf (1944) büyük ilgi görmüştür, fakat 25 gün satışta kalır. Yayınevinin adı devrim, kapağı ise kırmızıdır. Sıkıyönetim tarafından toplatılır ve tutuklanır. 6 ay sonra hapisten çıktığında hasta olan ciğerleri daha da kötüdür, üstelik felsefe öğrenciliği de sona ermiştir. Sınıf, ancak 1989’da tekrar basılacaktır.

Oğlu Aydın Ilgaz, içindeki 19 şiirden, 17’sinde okullarındaki çocukları anlattığını, İhsan Devrim adlı yayımcının Devrim yayınevinde yayınlanan kitabın kapağının ise kırmızı şeker kutusu kabından yapıldığını, böyle sudan nedenlerle babasının hapishaneye gönderildiğini söyler.

rifat ilgaz

Sınıf

Ve sen, gözünü budaktan esirgemeyen Halil’im
kıyı kıyı kaçardın Kadıoğlu’ndan
Yemek paydosunda bizden saklı
bir baş soğanı yoldaş ederdin
sacta pişmiş mısır ekmeğine.
Her salı
sergi açardın cami önünde,
tuz satar, yumurta toplardın
Gümrükçü’nün hesabına.
Biz aynı gün hesaplardık hocamızla
şu kadar bin liranın ne getirdiğini,
yüzde beşten şu kadar senede.

1947 yılında Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Mim Uykusuz’la beraber muhalif, efsanevi Marko Paşa’nın kadrosuna girer. O sırada görülmekte olan ve siyasal bir nitelik taşıyan Hasan Ali Yücel-Kenan Öner davası dolayısıyla mahkemeye gönderdiği tanıklık mektubu, Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer’i güç durumda bırakır. 1947 Haziran’ında öğretmenlikten ve tedavi gördüğü sanatoryumdan çıkarılır. Çok sevdiği öğretmenliğe bir daha dönemez. 1948-1949 tarihleri arasında Markopaşa’nın sorumlu müdürlüğünü üstlenir. Sık sık kapatılan, bu nedenle ad değiştirerek Malûmpaşa, Merhumpaşa, Alibaba, Yedi Sekiz Paşa ve Hür Markopaşa gibi adlarla yayımlanan bu gazetedeki kimi yazılardan dolayı Rıfat Ilgaz birkaç kez tutuklanır, mahkum edilir. Zaman zaman sanatoryumda yatarak ve rapor alarak cezaevinden çıkar, sonunda Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinin ardından çıkarılan genel af yasasından yararlanır.

rifat ilgaz

Rıfat Ilgaz’ın en çok bilinen eseri Hababam Sınıfı’nın yolculuğu 1957 yılında Dolmuş Dergisi’nde başlar. Rıfat Ilgaz Stepne takma adı ile kısa hikayeler yazmaya başlar. Konu, İstanbul’da bir lisede öğrencilerin kendi aralarında ve okul çalışanları, öğretmenleri ile yaşadıklarıdır. Hababam Sınıfı’nda üç şeyin yergisi yapılmaktadır: Kopyanın, ezberin ve uydurma saygının. Ardından hikayeler kitaplaştırılır. 1966 yılında ise tiyatro oyunu olarak sahneye konur. Aynı yıl filme çekilmek istenen eser, sansür engeline takılır. 1975 yılında ise Arzu Film’in girişimi ile film çekilebilir.1982 yılında müzikal olarak sevenleri ile buluşan Hababam Sınıfı, sonraki yıllarda birçok defa beyaz perdeye aktarılır.

“İnek Şaban: Beni dinlemek lütfunda bulunduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirken, Kiralık Konak romanını incelemek fırsatına beni kavuşturan çok muhterem hocamıza da yüksek minnet borcu duyarken, kendimi çok mutlu bulmaktayım. Bu Kiralık Konak romanını Karaosmanoğlu Yakup Kadri Bey yazmıştır. Çok güzel bir romandır. Eni yirmi, boyu otuzbeş santimdir. İçinde resim, grafik, harita, istatistik mevcut değildir. 295 sayfa olup İstimlak Kitabevi tarafından 1920’de basılmış olup çok akıcı ve çekici bir üslupla yazılmıştır.”

rifat ilgaz

Kendi deyişiyle, yürek işçisi Rıfat Ilgaz’ın, en çok sevdiği yapıtı olan Pijamalılar, yoksulluk içinde yaşayan, ama yaşamak için direnen insan öykülerini gözlerimizin önüne serer. Yaşamak için direnen yüzlerce hastanın savaşının hem güldürüsü hem dramıdır. 1950’li yıllarda gazetecilik yapmak ister, fakat sakıncalı olduğundan kendi ismini kullanamaz yazdıklarında. Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’nde stepne takma adıyla, Pijamalılar adlı eserini dizi olarak yayımlar. Eser 1959 yılında Bizim Koğuş adıyla yayınlanır. 1973’te ise Pijamalılar olarak basılır.

“Beyefendi, benim geldiğimi, muayene olduğumu hatırladınız. Maşallah hafızanıza diyecek yok. Hele biraz daha sıkın da kendinizi fiş numaramı da hatırlayıverin.” Sen misin adamcağıza görevi başında hakaret eden, açtı ağzını. Eski bir sağlık bakanı ağzıyla:
– Siz profesyonel hastalar hep böylesiniz! Hastane hastane dolaşır, yer içer yatarsınız. Üstelik doktorlara yapmadığınızı bırakmazsınız! Nedir sizden çektiğimiz. Çık!
– Kolayı var beyefendi, gaz dökseniz de topumuzu…
– Yeter!
– Ne kadar veremli varsa, üzerimize kireç döküp…
– Yeter diyorum!
– En iyisi benzin.
– Çık!”

rifat ilgaz

1972 yılında yayımlanan Halime Kaptan’da Cideli Halime’nin, Milli Mücadele’ye silah taşıyan Halime Kaptan’a dönüşmesinin hikayesini anlatır. Rıfat Ilgaz, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gölgesinde büyür. Hatta Ilgaz’ın Halime Kaptan’la bizzat tanıştığı, çocukken onun anılarından etkilendiği söylenir.

“İnsanların en namussuzu kimdir bilir misin? Herkes toprağı için cephelerde dövüşürken düşmana arkasını dönüp kaçandır. Düşmanların düşmanı da budur namussuzların namussuzu da… Yani asker kaçaklarıdır. Pek az olsalar da gene eksik değillerdir buralarda.”

Özel hayatında yine bir değişiklik vardır. 1970 yılında kızı Defne’nin annesi yazar Afet Ilgaz (Muhteremoğlu) ile evlenir. Rıfat Ilgaz’ın 1974’te yayımlanan ve yazarın hayat hikayesiyle örtüşen, toplumsal gerçekçi akımın önemli eserlerinden biri sayılan Karartma Geceleri onun önemli eserleri arasında yer alır.

rifat ilgaz

Roman, 1944 yılında yaşanan birkaç ayı anlatır. Roman kahramanı Mustafa Ural, yazarın kendisi gibi bir öğretmendir ve yeni yayımlanan şiir kitabı yüzünden başı derde girmiştir. Şiir kitabı yasaklanmış, toplatılmış ve şimdi de tutuklanmak üzere her yerde aranıyordur. Romanın giriş bölümünde Mustafa’nın şiirleri sakıncalı bulunmuştur, ama suçunun ne olduğunu bilmez. Birinci bölüm sonrasında kurgu geri dönüşle birkaç ay öncesine gider. Romanın geri kalan bölümlerinde kahramanın hapse girene kadar geçen süre içerisinde, 9 Mart ile 24 Mayıs tarihleri arasında, İstanbul semtlerinin karanlık gecelerinde polisle girişilen kovalamaca düellosu anlatılır.

“Bilirsin,” dedi. “Şimdi kimin karısı olduğumu!”
“Doğru! Polis tarafından aranan bir suçlunun… Bir katilin! Bir casusun!”
“Polis tarafından aranman yetmez mi? Ne olursan ol!”
“Demek böyle düşünüyorsun!”
“Gerçek bu değil mi?”
“Gerçek bu! Haklısın! Ama sen eğer önem verirsen şöyle de düşünebilirsin; bir şairin karısı olduğunu! Bırak şairliğimi, halkının çilelerden kurtulmasını isteyen, onu seven, onun parasıyla okutulduğu için halkına, ulusuna karşı borcunu ödemeye çalışan bir öğretmenin karısı… Eğer bu sana yetmiyorsa…”
Gerisini getiremediği için mi sustu, bu kadar açıklamayı yeter bulduğu için mi? Gerisini getirmeyi ondan beklediğinden mi yoksa? Sustu bir süre.”

1974’te emekli olan Ilgaz, Cide’ye yerleşir. Zaten bir süredir eşinden ayrı yaşamaktadır. Sarı Yazma, Yıldız Karayel romanlarını Cide’de yazar. 12 Eylül 1980 askeri harekatının ardından, 29 Mayıs 1981’de gözaltına alınıp gözleri bağlanarak Kastamonu’ya götürülür. Orada sorguya çekilir ve hastalığı nedeniyle tutuklu olarak Ballıdağ Sanatoryumu’na gönderilir. Tutukluluğunun sona erdirilmesinin ardından İstanbul’a gelerek oğlu Aydın Ilgaz’la birlikte yaşamaya başlar.

rifat ilgaz

1981’de yayımlanan Orhan Kemal Roman Ödülü ve Madaralı Roman Armağanı’nı alan Yıldız Karayel romanı, yazarın toplumcu gerçekçi romandır. Çok iyi tanıdığı Cide kasabasında toplumsal yapıyı, insanlararası ilişkileri, sorunları konu edinir. Ilgaz, Anadolu romanları kavramıyla bilinen ve neredeyse tümünü de politik roman türü içinde değerlendirilebilen diğer romanlardan farklı olarak karakterlerin çiziminde siyah-beyaz ayrımına girmez; kahramanlar dünyasını karşıtlıklar üzerine kurmaz.

“Deniz sanki zift karasıydı. Ay göründüğü halde, yıldızlar yoktu ortada. Ne rüzgâr ya! Karayel! Hem de Yıldız Karayel!.. Sen bilmezsin bu deli rüzgârı! Adı üstünde Karayel! Rengi olur mu rüzgârın? Karadeniz’de her gördüğün şeyin her işittiğin, kokladığın şeyin bir rengi vardır. Güneyden esen yel sarıdır, nasıl sarı? Müthiş bir Yıldız Karayel hemen bu taşkına eklenmiş, dalgalar kıyılara saldırmaya başlamıştı.”

2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı, özellikle de yakın arkadaşı Asım Bezirci’nin ölümü onu çok derinden etkiler. Oğlu Aydın’a “Firavunlar yıllar önce tabletleri kırdı. Hitler kütüphaneleri yaktı. Ancak kimse aydınlarını, yazarlarını bir otele kapatıp, onları canlı canlı yakmadı.” der. Beş gün sonra 7 Temmuz 1993’te hayata gözlerini kapar.

Kaynak
Rıfat Ilgaz’ın Yıldız Karayel Romanının Politik Roman Türündeki YeriKarartma Geceleri – Rıfat IlgazRıfat Ilgaz 100 Yaşında!


Facebook Yorumları

1 Yorum
  1. Ali Aktan 24/04/2017 / Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir