Menu

Hababam Sınıfı’nın Yaratıcısı Rıfat Ilgaz’ın 16 Şiiri

Rıfat Ilgaz’ın en önemli şiirlerini, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun tabloları ile birlikte derledik.

1. Alişim

bedri rahmi eyuboglu - efe

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Efe, 1940

Gidenler gitti Alişim,
Boş kaldı ceketin sağ kolu…
Hadi köyüne döndün diyelim,
tek elle sabanı kavrasan bile
Sarı öküz gün görmüştür,
Anlar işin iç yüzünü!
üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün
Ağanın davarlarına geçer…
Kim görecek kepenek altında eksiğini
kapılanırsın boğaz tokluğuna.
Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman
beklesin mızrabını.
Sağ yanın yastık ister Alişim
sol yanın sevdiğini.
Kızlarda emektar sazın gibi
Çifte kol ister saracak!

2. Aydın Mısın

bedri rahmi eyuboglu - kirmizi kahve

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kırmızı Kahve, 1975

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

3. Bilmeyecekler

bedri rahmi eyuboglu - han kahvesi

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Han Kahvesi

Biliyorum bu yüzden
Yokluğumu çekmeyecekler,
Hep yaşıyormuşum gibi gelecek onlara
Biraz ötelerde, uzaklarda.

Babamız diyecekler, dedemiz,
Dur durak bilmezdi,
Dert nedir, tasa nedir bilmezdi…

Neyi bildiğimi bilmeyecekler.

4. Gidişini Anlatıyorum

bedri rahmi eyuboglu - kadin portresi

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kadın Portresi

Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
İnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

5. Şiirde

bedri rahmi eyuboglu - ibrikli

Bedri Rahmi Eyüboğlu, İbrikli

Önce şiirde sevdim kavgayı
Özgürlüğü kelime kelime şiirde.
Mısra mısra sevdim yaşamayı,
Öfkeyi de, sevinci de…
Senin ışıklı günlerin,
Benim iyimser dostlarım
Hepsi hepsi şiirde.
Ne varsa yitirdiğim…
Bütün bulduklarım şiirde.
Kafiyeden önce gelen
Sevgilerimiz mi sade,
Sürgün de var
Hapis de.

6. Çocuklarım

bedri rahmi eyuboglu - gelibolu

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Gelibolu

Sizi yoklama defterinden öğrenmedim
Haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı
Nane şekeri uzattı en tembeliniz
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın
Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun
Palto ayakkabı yüzünden
Kiminiz limon satar Balıkpazarı’nda
Kiminiz Tahtakale’de çaycılık eder
Biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı
Tereyağındaki vitamini
Kalorisini taze yumurtanın
Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta
Çevresini ölçtük dünyanın
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya’dan konuştuk
Laf kıtlığında
Birlikte neler düşünmedik
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık
Güz rüzgarlarında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak

7. Heybeli

bedri rahmi eyuboglu - anadolu hisari

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Anadolu Hisarı

Ben insanların belki en yorgunu,
Denizin, güneşin özlemi bende,
Bende yaşamanın, çalışmanın özlemi.
Mevsimsiz sevmesini bilirim,
Vakitsiz düşünmesini,
Düşünüp düşünüp üzülmesini.
Gülüşüm, bakışım ayrı,
Belki üzgünüm biraz, yılgın değil,
Farkındayım olup bitenlerin.

8. Bu Saatte

bedri rahmi eyuboglu - peyzaj

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Peyzaj

Sahibiyiz bu saatte denizin,
Gökyüzünü genişletmek elimizde,
Çıkmaz yıldızlar sözümüzden.
Herkes yatağından memnun bu saatte

9. Cenaze

bedri rahmi eyuboglu - motifler

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Motifler

Omuzlanınca tabutun
ilk defa kurtuldu ayakların topraktan;
pek muhteşem oldu medreseden çıkışın.
Bir dilim ekmeği çok görenler
yüzüne bakmayanlar sağlığında
dikildiler yol üstüne
bir selamla ödediler bütün borçlarını…
Üzülme, gelmiyor diye çelenkler peşinden,
mevsimsiz oldu ölümün…
Ne olurdu bir kış daha bekleseydin,
bahar gelir çiçekler açardı…
Ölümün kimseyi sevindirmedi,
atsız arabasız kalktı cenazen.
Zaten alçak gönüllü bir adamdın,
herkesten uzak yaşadın
cami avlusunda.
Ölümün de gürültüsüz olsun!

10. Gözlerinde Akisler

bedri rahmi eyuboglu - opucuk

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Öpücük, 1966

İçimde bir nağme var ufukların sesinden…
Sıyrılsam vücudumun bir gün çerçevesinden
Damla damla karışsam çamların kokusuna.

Yorgun kartallar gibi bir sabah dönsem geri
Martılara bıraksam lacivert enginleri
Sonra dalsam dizinde bir bahar uykusuna.

İklimleri çevirse genişleyen hududum
İçsem bakışlarından geceyi yudum yudum
Damla damla erisem o ılık gözlerinde.

Gel, şimdi önümüzde alevlensin ufuklar
Derin bakışlarına dizinsin sonsuzluklar
Kendini seyredeyim karanlık gözlerinde.

11. Hep Böyle

bedri rahmi eyuboglu - hep boyle

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Gecekondu, 1972

Anlaşıldı kara günler için doğmuşuz,
İçli dışlı olmuşuz acılarla.
Aydınlığın dar kapılarından
Geçemeyiz güle oynaya
Bayram kaçağıyız.

Topladığımız gönül çiçekleri
Kucağımızda sararıp solar
Utanır da veremeyiz
Sunamayız dilimiz dolaşır
Oysa neler düşlemişizdir geceden

12. Kitaplar

bedri rahmi eyuboglu - beyazit kulesi

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Beyazıt Kulesi

Üç odalı bir ev kiraladığım gün,
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
Belki de gün geçtikçe,
tabanında halı döşeli
bir kitaplığım olacak.
Benden söz açıldı mı
önce kitaplarımın sayısı söylenecek
sonra baremdeki derecem…

13. Okutma Üzerine

bedri rahmi eyuboglu - horon

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Horon

Şunu demek istiyorum!
İki iş tuttum ömür boyu köklü.
Çocukları okutmaktı ilk işim,
İkincisi,
Yazdığımı çocuklara okutmak.

Ne gençlerden, ne çocuklardan
Bir yakınmam yok
Arap’ın dediği doğru:
“Çocuk mazbut…”
Memleketse görülüyor işte,
Güllük gülistanlık…
Ne var ki güllerin dikeni çok!

14. Ormanız Biz

bedri rahmi eyuboglu - kir kahvesi

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kır Kahvesi

Mutluyuz birlikte yaşamaktan
Meşe, çam, köknar, kayın…
Sarılın toprağınıza bir çınar gibi
Bize de kendinize de kıymayın.

Ne demiş en büyük ozanımız
Neden kulak vermiyorsunuz sesine
Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi,
Ve bir orman gibi kardeşçesine?

15. Saltanat

bedri rahmi eyuboglu - istanbul

Bedri Rahmi Eyüboğlu, İstanbul, 1955

Aydın Ilgaz’a
Sen otellerde benim konuğum
Bense dar günlerde senin evinde…
Kim ne derse desin
Saltanatımız baba oğul
Sürüp gidiyor işte!

Ne saray, ne yalı, ne köşk,
Ne bir dairecik, kooperatiften…
Ne Bebek sırtlarında bir çadır,
Bir gecekondu da yok, memleket işi
Taşlıtarla’larda…

Diyelim ki, elden düşme bir Ford,
Kilometresi üç kez silinmiş…
Dört tekerim de olmadı bugüne kadar,
Ayaklarımı yerden kesecek!

Her saltanatın bir sonu var oğlum,
Buna musalla taşları şahit!

Son sözümü henüz söylemeden
İşte geldim, gidiyorum,
Altımda bir kuru tabut!

Tacım, tahtım sana emanet!

16. Son Şiirim

bedri rahmi eyuboglu - kompozisyon

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kompozisyon

Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse
Boşa gitmesin son sıcaklığım


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir