Menu

Deliliği En İyi Anlatan 14 Film



Akıl Oyunları, Cinnet, Dövüş Kulübü, Guguk Kuşu başta olmak üzere deliliğin en iyi anlatıldığı filmleri listeledik.

1. A Beautiful Mind (Akıl Oyunları), 2001

Yönetmen: Ron Howard, Oyuncular: Russell Crowe, Ed Harris, Jennifer Connelly

a beautiful mind

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi’nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ve çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofrenik belirtilerle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir. Önemli başarılarından uzunca yıllar sonra Nobel Ödülü’ne layık görülen ünlü matematikçi John Nash’in gerçek hayat hikayesine odaklanan Akıl Oyunları, iki önemli dalda kazandığı Oscar ödülüyle başarısını kanıtlamıştı.

2. House of Fools (Deliler Evi), 2002

Yönetmen: Andrei Konchalovsky, Oyuncular: Bryan Adams, Yevgeni Mironov, Yuliya Vysotskaya

house of fools film

Genç Çeçen güzeli Janna, Çeçenistan sınırındaki bir klinikte psikiyatrik tedavi gören hastalardan biridir. Küçük klinikteki diğer hastalar ve görevlilerle birlikte dış dünyadaki savaştan yalıtılmış bir şekilde yaşamaktadırlar. Janna, vaktini akordiyon çalarak geçirmektedir. Çaldığı melodiler diğer hastaları da sakinleştirmekte ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlamaktadır. Janna, hayali nişanlısı Bryan Adams’ın kendisine söylediği aşk şarkılarıyla huzuru bulmuştur. Bir akşam, hastaların seyretmekten keyif aldığı tren geçmez. Ertesi sabah uyandıklarında hastane personelinin kaçmış olduğunu farkederler.

3. One Flew Over The Cuckoo’s Nest (Guguk Kuşu), 1975

Yönetmen: Miloš Forman, Oyuncular: Jack Nicholson, Louise Fletcher, Michael Berryman

guguk kusu film

Ken Kesey’in henüz 27 yaşındayken yayımlanan ilk romanı Guguk Kuşu yazarın tartışmasız başyapıtıdır. Kesey’nin yakın gözlemlerinden beslenerek kaleme aldığı 1962 tarihli roman, bir yıl sonra Dale Wasserman tarafından oyunlaştırılır, Miloš Forman’ın 1975 yapımı 5 Oscarlı beyazperde uyarlamasıysa onu bugünlere kadar taşınan bir efsaneye dönüştürür. Cezaevinde yatan Randle P. McMurphy deli rolü yaparak kurtulmaya çalışır ve bir süre sonra herkesin gözüne batmaya başlar. Akıl hastanesine gönderilen adamın artık yeni yuvası tımarhane olur. Randle akıl hastanesinde de kurallara pek uymaz ve diğer insanlarla arasındaki ilişkiler tüm dikkatleri üzerine çeker. Aradan çok zaman geçmeden otoriter ve soğuk kanlı hemşire Ratched, Randle’ı yakından takip etmeye başlar. Rathced ile Randle’ın birbirlerine zıt karakterleri arasındaki gerilim Randle’ın diğer arkadaşlarına yardım etme çabaları ile daha da artacaktır.

4. Nostalghia (Nostalji), 1983

Yönetmen: Andrei Tarkovsky, Oyuncular: Oleg Yankovsky, Domiziana Giordano, Erland Josephson

nostalji

Tanınmış bir Rus şair olan Andrei, 18. yüzyılda yaşamış ve Bolonya’da eğitim görmüş memleketlisi müzisyen Sosnovsky’nin hayatını araştırmak için İtalya’ya gelir. Güzel İtalyan tercümanı eşliğinde Toskana’dayken mutsuz evliliğinin, karısının ve çocuklarının Rusya’daki hatırası onu avlar. Seyahati giderek içsel bir serüvene dönüşürken mistik bir aydınlanma, şairin yolunu aydınlatacaktır.

5. Donnie Darko (Karanlık Yolculuk), 2001

Yönetmen: Richard Kelly, Oyuncular: Drew Barrymore, Jake Gyllenhaal, Ashley Tisdale, Maggie Gyllenhaal

donnie darko

Yıl 1988… Donnie Darko isimli genç bir gece insan-tavşan karışımı olan bir yaratık tarafından odasından çıkarılıp bir sırra doğru sürüklenir. Yaratık, genç çocuğa 28 gün, 6 saat, 42 dakika ve 12 saniye sonra dünyanın sonunun geleceğini söylemiştir. Olayın şokunu üzerinden atamayan Donnie, bu büyük sırrın ağırlığı altında, tüm sosyal yaşantısını sonlandırarak bu gizemli tavşanın peşinden gidecektir.

6. Shutter Island (Zindan Adası), 2009

Yönetmen: Martin Scorsese, Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley

zindan adasi

Hikayemiz, filmin baş kahramanları, iki polis memuru Teddy ve Chuck’ın Zindan Adası’nda tedavi gören fakat birden ortadan kaybolan Rachel Solando adlı hastanın soruşturması için adaya doğru yola çıkmalarıyla başlıyor. Dünyanın en tehlikeli akıl hastalarının tutulduğu bu yerde bir süre sonra çok gizemli olayların gerçekleşmesi polis memuru Teddy’nin dikkatini çeker, fakat işler bir süre sonra öyle çığırından çıkacaktır ki, kendisi bile gerçeklik ile rüya arasındaki sınırları zorlayacaktır…

7. A Woman Under The Influence (Etki Altında Bir Kadın), 1974

Yönetmen: John Cassavetes, Oyuncular: Fred Draper, Gena Rowlands, Peter Falk

a woman under the influence

John Cassavetes’e En İyi Yönetmen, Gena Rowlands’a da En İyi Kadın Oyuncu Oscar adaylıkları getiren John Cassavetes’in başyapıtlarından biri olan A Woman Under Influence’da Nick, bir inşaat ekibinin şefidir ve işte çok fazla mesai harcar. Geri kalan zamanın çoğunu da iş arkadaşlarıyla birlikte geçirir. Mabel ise eve hapsolmuş ve evliliğin sorumluluğu altında ezilmeye başlayan bir kadındır. O, etrafında yaşanan olaylardan ve diğer insanlardan çok kolay etkilenir, bu yüzden sıklıkla kendi duygu dehlizinde kaybolur. Çok kolay sinirlenir, heyecanlanır, otokontrolünü sağlayamaz. Mabel’ın bu halleri arkadaşları ve ailesi tarafından da tuhaf karşılanır. Mabel’ın duygusal gelgitlerinin ya da psikolojik sorunlarının altında yatan nedenleri kavramakta güçlük çekerler.

8. Fight Club (Dövüş Kulübü), 1999

Yönetmen: David Fincher, Chon Kye-Young, Oyuncular: Brad Pitt , Edward Norton, Helena Bonham Carter

dovus kulubu

Chuck Palahniuk’un 1996 yılında yazdığı Dövüş Kulübü’nde insomnia (uyuyamama hastalığı) hastalığı olan ana karakterin başından geçenler anlatılır. Modern dünya düzeni ve yaşam tarzlarını psikolojik ve toplumsal açıdan irdeleyen çok güzel bir örnek olması itibariyle 1999’da sinemaya aktarılan Dövüş Kulübü’nün, sinema dünyasında ayrı bir yeri vardır. Jack’in sorunlu çocukluğundan kaynaklanan çift karakterli psikozu, onu çağdaş dünya düzeninin banka hesapları, kredi kartları, beyaz yakalı beyni uyuşturulmuş çalışanlar, sürekli tüketimi özendiren reklamlar vb. öğelerine başkaldırarak bir yıkım planı başlatmaya kadar götürmüştür.

9. The Shining (Cinnet), 1980

Yönetmen: Stanley Kubrick, Oyuncular: Jack Nicholson, Shelley Duvall, Danny Lloyd

the shining

Ülkemizde önce Medyum, sonra da Cinnet adlarıyla basılan Stephen King’in The Shining adlı eseri 1977 yılında yazılmıştır. Romanından uyarlanan film, Torrance ailesinin Rocky Dağları’nın karlı eteğindeki ıssız Overlook Hotel’ine bekçilik yapmak üzere gitmelerini ve baba Jack Torrance’in cabin fever (kulübe çılgınlığı) adı verilen bir bunalıma girerek gün be gün delirme, cinnete sürüklenmesini anlatır. Film, gerilim sinemasının en önemli eserlerinden biri olarak gösteriliyor.

10. Misery (Ölüm Kitabı), 1990

Yönetmen: Rob Reiner, Oyuncular: James Caan, Kathy Bates, Lauren Bacall, Frances Stemhagen

olum kitabi

Stephen King’in 1987’de yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan Ölüm Kitabı’nda, Kathy Bates bu filmdeki performansı ile o yıl En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü’nü ve aynı dalda Golden Globe Ödülü’nü kazandı. Filmde bir roman yazarının psikopat bir hayranı tarafından rehin tutularak onun istediği tarzda yeni bir roman yazmaya zorlanması anlatılmaktadır.

11. The Tenant (Kiracı), 1976

Yönetmen: Roman Polanski, Oyuncular: Roman Polanski, Isabelle Adjani, Melvyn Douglas

the tenant

Roman Polanski’nin Apartman Üçlemesi’nin (Tiksinti , Rosemary’nin Bebeği) son filmidir. Üçlemede baş karakterin ortak noktası apartman ve apartman sakinleri olmasıyla birlikte, ayrıca yaşadıkları sosyal izolasyon ve paranoyalardır. Filmde Trelkovsky, Paris’te yeni bir apartmana taşınır. Kiraladığı dairede kendisinden önce oturmakta olan kiracı Simone, intihara kalkışıp camdan atlamıştır ve komadadır. Simone’yi hastanede ziyaret eden Trelkovsky, kız ölünce onu takıntı haline getirir. Başlarda zararsızdır ama zamanla bir çok sıra dışı olayla karşılaşır. Komşularının onu öldüreceğini düşünür ve iyice aklını kaybetmeye başlar ve kendi karakterinden uzaklaşır, artık başka bir kimliğe bürünür, kadındır. Film gitgide fantastik bir hal almaya başlar ve kendini yavaş yavaş önceki kiracısının sürüklendiği intiharın eşiğinde bulmaya başlar.

12. Elling, 2001

Yönetmen: Petter Næss, Oyuncular: Per Christian Ellefsen, Jørgen Langhelle, Sven Nordin

elling film

2002 yılı En İyi Yabancı Film Oscarı’nın adayları arasında yer alan, Norveç Edebiyatı’nın usta yazarlarından Ingvar Ambjornsen’in Brodre I Blodet (Kan Kardeşler) adlı romanından uyarlanan filmin ana karakteri olan Elling’in, 40 yıldır hiç ayrılmadığı, hayatını ve evini paylaştığı annesi yeni ölmüştür. Bu olay kendisini altüst eder ve polis tarafından evindeki bir dolabın içine saklanmış halde bulunduktan sonra psikiyatrik kliniğe kaldırılır. Klinikte kaldığı iki sene, Elling’in anlamsız bulduğu, hatta annesiyle kurduğu özel hayata bir tecavüz olarak algıladığı, terapi amaçlı sorgulamalarla geçer. Bu süreç içerisinde kendi karakterine tam zıt karakterli Kjell Bjarne ile odasını paylaşmaktadır.

13. Hour Of The Wolf (Vargtimmen) (Kurtların Saati), 1968

Yönetmen: Ingmar Bergman, Oyuncular: Max von Sydow, Liv Ullmann, Gertrud Fridh

hour of the wolf

Hamile karısı ile birlikte bir sayfiye evinde yazını geçiren Johan Borg, geçimini ressamlık yaparak sağlamaktadır. Johan, bir süredir garip ve rahatsız edici sanrılar ve kabuslar görmektedir. Bunlardan sadece karısının haberi vardır. Yaşadığı korku yüzünden geceleri uyuyamamaktadır. Özellikle de gecenin yerini gündüze bıraktığı kurdun saatinde… Kocasının yaşadığı bu zor durumda ona elinden geldiğince destek olmaya çalışan Alma da sanrılar görmeye başlar. Karı koca, bir süre sonra gerçek ve sanrıları birbirinden ayırt edemezler. Filmin adı olan Hour of the Wolf günde en çok ölümün ve doğumun olduğu saat olarak tanımlanıyor.

14. Pi, 1998

Yönetmen: Darren Aronofsky, Oyuncular: Sean Gullette, Mark Margolis, Ben Shenkman

pi

Max, asosyal, dahi bir matematikçidir, delilik ve dahilik arasındaki ince çizginin üzerinde yürümeye çalışmaktadır. Kainatın dilinin matematik olduğuna, doğanın sayılarla ifade edilebileceğine inanmaktadır. Eğer Max, Yunan alfabesinin 16. harfi olan Pi’nin arkasında gizli olduğuna inandığı nitelikleri bulursa, içindeki sıkıntılarının çözüleceğine inanmaktadır.

Kaynak
Delilik Ülkesinden Film OkumalarıHakikatin SinemasıBeyazperde – Akıl OyunlarıMurat ÖzerDövüş Kulübü Filminin Ruhbilimsel Çözümlemesi


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir