Menu

İvan Turgenyev’in 5 Eseri ve Hayatı




Daha çok nihilist başkaldırının yazarı olarak bilinen İvan Sergeyeviç Turgenyev, 19. yüzyıl Rus Edebiyatı’nın büyük isimlerindendir. Yaşadığı dönemi, toplumsal yapıyı, sınıf ve kuşak çatışmasını, dolayısıyla kişilerin bunalımlarını daha çok gerçekçilik akımının penceresinden bakarak tahlil etti. Romana felsefi ve bireyi öne çıkaran bir boyut getirdi.

İvan Turgenyev varlıklı bir ailenin çocuğu olarak 28 Ekim 1818’de Orel kentinde doğar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus Dili ve Edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’da 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Bu süreçte en çok Hegel’in fikirlerine yakınlık duyar. 1841 yılında Çarlık Rusya’sında kısa bir süre İçişleri Bakanlığı’nda resmi görevde bulunan Turgenyev, iki şiirinin başarısı üzerine yazarlığa karar verip ülkeyi tanıma gezilerine çıkar.

turgenyev

Turgenyev ilk olarak adını Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü adını verdiği novellasını 1850’de yayımladıktan sonra duyurur. Kendi kuşağının kaygıları ve umutlarının yanı sıra iradesiz aydınlarını işleyen bu yapıtların en ünlüsüdür. Kahramanı Çulkaturin ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktarır. Turgenyev’in yapıtlarında olduğu kadar genel olarak Rus Edebiyatı’nda yaygınlıkla görülen zayıf iradeli aydınlara yönelik lüzumsuz adam ya da fuzuli adam sözünü ilk kez Turgenyev kullanacaktır.

“… Benim hakkımda söylenebilecek bir şey yok; ben yalnızca lüzumsuzum. Gereğinden fazla, hepsi bu. Büyük ihtimalle doğa bu dünyaya gelişimi hesaba katmadı ve bundan dolayı da bana davetsiz misafir muamelesi yapıyor. Tüm hayatım boyunca sürekli yerimin alındığını fark ettim, belki de aramış olmam gereken konumu bulmaya çalışmadığımdan.”

turgenyev diger yazarlarla

1856, Tolstoy, Dmitri Grigoroviç, İvan Gonçarov, Turgenyev, Alexandr Druzhinin, Alexandr Ostrovski

Turgenyev 1852’de yayımlanan Avcının Notları’ndaki öykülerde, çıktığı av gezilerinde gözlemlediği, köylüler, soylular, köy hekimleri ve malikenelerdeki yaşamı anlatır. Turgenyev’in daha sonraki büyük yapıtlarının habercisi olan Avcının Notları’ndaki öyküler yayınlandıktan sonra tutuklanır, Petersburg’da bir ay hapiste kalır, 18 ay süreyle de zorunlu ikamet cezası alır. Bunun nedeni, toprak sahiplerinin köylülere karşı zalimce davranışlarını sergilemesi ve serflik kurumunu eleştirmesiydi. Turgenyev siyasetle pek az ilgilendiği ve varlıklı bir yaşantısı olmasına rağmen eserlerindeki halk tasvirleri çok etkileyicidir. Eserlerinde romantizmden natüralizme kadar edebiyat akımlarının izini bulmak mümkündür.

“Ormanın içi gittikçe kararır, akşam güneşinin al ışığı ağaç kökleriyle gövdeleri yalayarak yükselmeye başlar; çıplak alt dallardan kıpırtısız, uyuklayan tepelere varır. İşte tepeler de karardı; göğün pembeliği maviye döndü. Ormanın kokusu keskinleşti, havada ılık bir nem belirdi. Çevrenizde uçuşup duran rüzgar kesildi… Kuşlar da, cinslerine göre sırayla uyumaya başlıyor: İlkin ispinozlar sustu, az sonra çalı kuşunun, arkasından sarı asmaların da sesi kesildi.” (Yermolay ile Değirmencinin Karısı, Avcının Notları)

turgenyev portre

1879, İvan Turgenyev’in Portresi, Nikolai Dmitriev

1860 yılında yayımlanan İlk Aşk’ta, roman kahramanı kendinden yaşça büyük bir kıza aşık olur ve kızın babasıyla ilişkisi olduğunu öğrenince artık bir aşk üçgeni oluşur. Bu etkileyici aşk öyküsünü dile getirirken Turgenyev kendi gençlik yıllarına, özellikle kırsal kesim aristokratlarının çökmeye yönelmiş dünyasına yönelik gerçekçi bakışıyla, romanı bir aşk öyküsü olmaktan öte, sosyal varoluş tarzı eleştirisine dönüştürür; özellikle otobiyografik izdüşümleri, bu uzun öyküye psikolojik bir derinlik kazandırırken, bu psikoloji, kişilerin ait oldukları sosyal zümrenin sınırlarının içinde şekillenir.

“Ah gençlik! Gençlik! Pervasızca, umursamadan gidiyorsun kendi yolunda, dünyanın bütün hazineleri seninmiş gibi; keder bile seni mutlandırıyor, acı bile alnına çok güzel oturuyor. Özgüvenli ve küstahsın ve “Sadece ben canlıyım, bakın!” diyorsun. Kendi günlerin hızla uçup, hiçbir iz bırakmadan yok olur ve içindeki her şey güneşin altında eriyip giderken bile mum gibi… Kar gibi ve belki de senin sihrinin bütün sırrı istediğin her şeyi yapabilme gücünde değil, yapmayacağın hiçbir şey olmadığını düşünme gücünde gizli. Rüzgarlara saçtığın bu, herhangi bir başka amaç için asla kullanamayacağım hediyeler. Herbirimiz, hediyeler konusunda çok savurgan olduğuna inanmışız, şöyle haykırmaya hakkı olduğuna: “Oh! Neler yapamadım, keşke zamanımı boşa harcamasaydım.”

Eserlerinde umut, çaresizlik ve hüsran gibi duyguları yoğun olarak işleyen Turgenyev romanlarının zirvesini oluşturan Babalar ve Oğullar’da adeta yaşadığı bunalımlar çağının insan ruhundaki akislerini çizer. Kitap, batıda şöhret kazanmış ilk Rus romanı olması, nihilizme odaklanan ve bu terimi bir romanda ele alan ilk eser olmasıyla da önemlidir. Roman kahramanı Bazarov, Rus toplumunda yeni yeni ortaya çıkan materyalist dünya görüşünü benimseyen kuşağın temsilcisidir. O, toplumun değer yargılarının ve ahlaki değerlerinin kökten değişmesi gerektiğine inanır. Böylece hiçlik istencini dile getirerek üstün değerlere, ölümden sonraki bir dünya görüşüne, dolayısıyla Tanrı’ya karşıdır. Yeni olan her şey, bir yozlaşmaya karşılık gelir. Bu yüzden aristokrat ve soylu insana karşıdır. Zira o, insanın doğal halini ön plana çıkararak içgüdülerini kullanması gerektiğini savunur. Fakat bu kadar iddialı konuşan Bazarov kendisini aşkın otoritesine boyun eğmekten kurtaramaz.

Kitap yayımlandığı yıllarda hem olumlu hem de olumsuz eleştirilere maruz kalır. Kimisine göre Bazarov’un kişiliğinde Rusya’nın genç kuşağı acımasızca eleştirilmişken, kimisine göre de Bazarov olumlu bir karakteri temsil etmektedir. Turgenyev ise kendisini ve kahramanını savunmak için şöyle der: “Eğer okuyucu Bazarov’u tüm kabalığıyla, kalpsizliğiyle, acımasız soğukluğuyla sevemediyse yineliyorum ki, ben suçluyum ve amacıma ulaşamadım demektir. (…) Bazarov benim sevgili çocuğumdur, bu akıllı, bu kahraman kişi bir karikatür olabilir mi? Onun benim yarattığım tiplerin en sempatiklerinden olduğunu fark etmiyor musunuz?”

turgenyev portre

İvan Turgenyev’in Portresi, İlya Yefimovich Repin

“Zaman, bilindiği gibi bazen kuş gibi uçar, bazen de solucan gibi sürünerek geçer. Ama insan en çok zamanın ağır mı, yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendisini iyi hisseder.”

“Mutluluk üzerine konuşuyorduk galiba. Ben size kendimi anlatıyordum. Bakın yine mutluluk sözünü kullandım. Söyleyin neden güzel bir müzikten, hoş geçirilmiş bir akşamdan, cana yakın insanlarla konuşmaktan zevk duyduğumuz zaman bütün bunlar sanki bir yerlerde var olan, ama bizim sahip olamadığımız gerçek, sonsuz bir mutluluğun basit bir kopyasıymış gibi bir hisse kapılıyoruz? Neden öyle oluyor? Yoksa siz böyle bir duygu içinde kalmıyor musunuz?” (Babalar ve Oğullar)

turgenyev

Alphonse Daudet, Gustave Flaubert, Emile Zola and Ivan Turgenyev

Rus romanının parladığı 19. yüzyılda adı en çok anılan üç yazar Turgenyev, Tolstoy ve Dostoyevski’dir. Tolstoy ve özellikle Dostoyevski, büyüklüklerini günümüzde de koruyorlar. Ancak Turgenyev için aynı şey söylenemez. Oysa yaşadığı yıllarda Rusya’nın entelektüel ortamlarında fırtınalar yaratmakla kalmamış, eserleri Avrupa’da da hayranlık uyandırmıştı.

Hayatının büyük bir bölümünü Rusya dışında geçirmiş. Turgenyev’e duyulan bu hayranlıkta Gustave Flaubert, Edmond de Concourt, Alphose Daudet ve Emile Zola gibi tanınmış yazarlarla kurduğu dostluğun etkisi vardır. Rus meslektaşlarıyla ise arası pek iyi değil. Turgenyev romanlarıyla değil, ünü ve servetiyle Dostoyevski tarafından takıntı derecesinde kıskanılırdı. Dostoyevski bu takıntıyı Yer Altından Notlar kitabında karikatürleştirilmiş bir Turgenyev portresi biçiminde yansıtır. Gençliğindeki hamisi olduğu Tolstoy’la ise çekişmelerini ise düello etmeye kadar vardırırlar. Tolstoy, çağdaşı İvan Turgenyev’i düelloya davet etti, hatta tabancalar bile geldi ama araya giren hatırlı dostlar sayesinde düello yapılmadı. Bu olayın ardından ikili uzun yıllar boyunca hiç görüşmedi. Sovremennik (Çağdaş) Dergisi’nin editörlerinden biri de olan Turgenyev, Puşkin, Lermontov, Gogol olmak üzere pek çok Rus yazarının yapıtlarının Avrupa dillerine çevrilmesini de sağlamıştır.

Çoğumuz Babalar ve Oğullar romanıyla tanısak da Turgenyev’i, pek çok edebiyatçı en önemli eseri, kısa bir öykü olan sağır ve dilsiz Garasim ile köpeği Mumu’yu anlattığı Mumu’dur der.

“Garasim, hep hızlı hızlı kürek çekiyordu… İşte artık Moskova gerilerde kalmıştı. Kıyılarda çayırlar, bostanlar, tarlalar, korular uzanıyor, köy evleri görünüyordu. Kürekleri bıraktı, başını çapraz tahtasının üzerinde oturan (sandalın dibini su basmıştı) Mumu’ya doğru eğdi, kuvvetli kollarını hayvanın sırtında çaprazlayarak, bir müddet öylece hareketsiz kaldı. Bu arada dalgalar sandalı geriye doğru biraz sürüklemişti. Nihayet, Garasim doğruldu, acele acele, yüzünde hastalıklı bir öfkeyle, aldığı tuğlaları iple sardı, bir ilmek yapıp Mumu’nun boynuna geçirdi, nehrin üzerine doğru kaldırdı ve ona son defa olarak bir daha baktı…” (Mumu)

Pauline Garcia Viardot

Pauline Garcia Viardot

Opera şarkıcısı Pauline Garcia Viardot ile bir gönül ilişkisine girince, ömür boyu kadının ve kocasının yakınından ayrılmamıştır. 1845-1850 yıllarında iki kez aileyle birlikte Fransa’ya giden Turgenyev için Viardot, Turgenyev’in büyük ve gerçekleşmemiş aşkı olarak kalacaktır; ömür boyu evlenmeyen Turgenyev’in gençliğinde bir iki köylü kızı ile ilişkisi olmuş, bunlardan birinden de Paulinette adlı bir kız çocuğu dünya gelmiştir.

olum doseginde turgenyev

Pauline Viardot’un ölüm döşeğindeki Turgenyev’i çizimi

Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamayıp, git gide yoğunlaşan bir eleştiri bombardımanı ile karşı karşıya kalınca, kendini daha da mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk eder ve sevgilisi Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te hayatına devam eder, 1883 yılında yaşama veda eder.

Kaynak
Asuman Kafa Bökeoğlu – Radikal Kitap, AcemilerTurgenyev – İlk AşkRet ve İnkarın Kıskacındaki Nihilist Karakterler: Bazarov ve Suat, Semih Gümüş – Cumhuriyet Kitap, İnsanlığın Bam Telinin Öyküsü: Turgenyev ve Mumu


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir