Menu

Dadaizm Sanatçıları ve Eserleri



Dada akımı, I. Dünya Savaşı yıllarında başlayan, kültürel ve sanatsal anlayış farklılıklarıyla sanat tarihini en çok etkileyen akımlardan biri olur. Savaşla sarsılan ve içinde korkuyla yaşanılan bir yüzyılda hissedilen gerilim, duygusal çöküntü ve psikolojik karmaşanın da etkisiyle, daha güzel ve özgür bir dünya için sanatçılar, sıradışı eserleri ve fikirleriyle tüm bu yıpratıcı koşullara başkaldırma çabası içerisine girerler.

Dadaizm, yaratıcı ve soyut sanatı canlandırma, yeniden hareketlendirme arayışı içindedir. Geleneksel sanata karşı olan estetik durumları, rastlantısallık sonucu oluşan olayları, kuralların olmayışını savunan ve varolan sanat, savaş, toplum, gelenek, din ve ahlaki değerleri reddeden ve bunları hafife alan bir akımdır. Hareket, Birinci Dünya Savaşı esnasında ve sonrasındaki militarizme karşı nihilist bir protestoyu da yansıtır.

dadaizm

Bu sanat akımı ortaya çıkmadan önce Marcel Duchamp, Paris’te başlayıp New York’ta devam ettiği ve geliştirdiği Ready Made (hazır ürün kullanımı) tarzıyla, geleneksel sanata karşı anlayış ortaya koyar ve zamanla bu hareketler Dadaizme kaynaklık ederek akım içerisinde yerini alır.

I. Dünya Savaşı’nda tarafsız olan İsviçre, savaştan uzak durabilenlere bir sığınma yeri olur ve bazı sanatçılara da ev sahipliği yapar. Dada hareketi, 1916 yılında Tristan Tzara, Hugo Ball, Jean Arp ve Zürih’te yaşayan diğer entelektüeller tarafından yaratılır, Man Ray, Marcel Duchamp, Francis Picabia önderliğinde eşzamanlı olarak New York’ta gündeme gelir ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’ya yayılır.

dadaizm

Dada hareketinin bir diğer önemli özelliği, sürrealizmin önünü açması ve hatta temellerini atmasıdır. Dada hareketinin içinde yer alan pek çok sanatçı daha sonraları sürrealist hareket içinde etkili olur. Dada hareketi, sanatın her dalına (müzik ve az da olsa mimari dışında) yayılır, 1922 sonrasında etkinliğini yitirmeye başlar. 20. yüzyılın en etkili akımlarından birisi olan Dadaizm, modernizm düşüncesinin bir parçası veya uzantısı olarak birçok akım ve anlayışa da öncülük ederek sanat tarihi üzerinde derin bir iz bırakır.

1. Tristan Tzara (1896 – 1963)

Robert Delaunay, Portrait of Tristan Tzara

Robert Delaunay, Portrait of Tristan Tzara

Rumen asıllı Tristan Tzara, 23 Temmuz 1918’de Meise Salonu’nda, ileride Dada’nın kuruluş beyannamesi olarak yorumlanacak 1918 Dada Manifestosu’nu sunar. Tamamen rastlantılara dayalı ve geçerli yazın kurallarının dışında bir edebiyat anlayışı geliştiren şair, şiirlerini gazeteden kesilen sözcükleri bir şapkada karıştırıp rastgele çekerek oluşturur. Tzara, 1917’de Dada Dergisi’ni çıkarmaya başlar. Bu dergide, dadaizmin öncüleri Hugo Ball, Hans Arp, Richard Huelsenbeck ve Tzara, ses şiiri, anlamdışılık şiir ve şans şiiri adını verdikleri yeni şiir biçimlerini denemeye başlarlar. Kısa zamanda Fransa’nın önde gelen şairleri de bu dergide çalışmaya başlar: Aragon, Eluard, Breton ve diğerleri.

Dada Şarkısı

Bir dadacının şarkısı
ne hüzünlü olan ne de neşeli
seviyordu bir bayan bisikletçiyi
o da ne hüzünlü ne neşeli

ama yılbaşında kıskanç koca
öğrendi ne dönüyorsa hepsini
bir öfke sonucu yolladı Vatikan’a
üç bavul içinde ikisinin cesedini

Tristan Tzara (Çeviri: Cemal Süreya)

2. Marcel Duchamp (1887 – 1968)

Marcel Duchamp, 50 cc of Paris Air, 1919

Marcel Duchamp, 50 cc of Paris Air, 1919

Marcel Duchamp , L.H.O.O.Q, Mona Lisa With Moustache, 1919

Marcel Duchamp , L.H.O.O.Q, Mona Lisa With Moustache, 1919

(Tablonun altına yazdığı L.H.O.O.Q kızın yakıcı kalçaları var/kalçaları sıcak anlamına gelmektedir, salonda gösterildiği sırada olaylar çıkmış ve dadaistler hep bir ağızdan bağırarak zafer şarkılarını söylemiştir.)

1913 yılına kadar gelinen süreç içinde Marcel Duchamp, empresyonist, post-empresyonist, fovist ve kübist etkiler altında gelişimini sürdürür. Zürih’teki Dada etkinliği ile eşzamanlı olarak gelişen hazır-yapım kullanımıyla Duchamp, aslında sanatın kendisini değil, sanat yapıtının biricikliğini ve estetik olgusunu hedef almış olmakla birlikte, radikal tavrı Dada ruhuyla paralellikler taşır.

Duchamp, Dada hareketinden 1917 yılının ilk aylarında, Tzara’nın New York’a gönderdiği Bay Yangın Söndürücü’nün İlk Göksel Macerası (The First Celestial Adventure of Mr. Fire Extinguisher) adlı kitabıyla haberdar olduğunu söyler. Kitabın ilgisini çektiğini ama Dada hareketinin ne anlama geldiğini bilmediğini, dadaist eylemlerin içeriğini Picabia’nın kendisine Fransa’dan yolladığı mektuplar aracılığıyla öğrendiğini belirtir.

Duchamp, kendisini hiçbir zaman bir dadaist olarak tanımlamamakla birlikte, hazır yapımları birçok kişi tarafından dadaist objeler olarak görülür. Dada’nın mirasını sürrealizmin devralmasıyla beraber, hazır-yapımlar bu kez sürrealist objelere dönüşür, Duchamp sürrealistlerin pek çok etkinliğinde yer alır. Daha sonra resim yapmayı terk eder, hazır nesne kullanımı ile resim sanatına farklı boyut getirerek kolaj ve tipografi (yazıyı bir forma sokma sanatı ve tekniği) alanında da çalışmalar yapar.

3. Francis Picabia (1879 – 1953)

Francis Picabia, Balance, 1919

Francis Picabia, Balance, 1919

Şair ve ressam, aynı zamanda grafik ya da tipografi sanatı (tasarım, illüstrasyon) da yapan Francis Picabia sürrealist, kübist ve dadaist akımıyla ve soyut sanatla yakından ilgilenmiş, bunu eserlerine de yansıtmıştır. Kariyerinin başlarında izlenimci akım, 1909’dan itibaren kübizm sonrasında dadaizm ve sürrealizm etkisi altına girer. Temiz fikirleriniz olmasını istiyorsanız onları gömlekleriniz kadar sık değiştirin” der. Ciddiyete karşı alaycı üslubunu her zaman korumuş, mizahi duygularını hiçbir zaman saklamamış ve tutuculuğun karşısındadır. Dadaistlerin en anarşist olanlarındandır. Hiçbir anlamı olmayan makineler yapıp bunlara uygunsuz, ulvi, mistik isimler takar.

4. Hugo Ball (1886 – 1927)

Hugo Ball, Cabaret Voltairede Karawane siirini okurken

Hugo Ball, Cabaret Voltaire’de Karawane şiirini okurken

“Dilin nasıl eklemlenmiş olduğunu ortaya koymak işe yarar. Ben bırakıyorum seslileri aylak aylak dolaşsınlar. Bırakıyorum seslileri, basbayağı olagelsinler, tıpkı bir kedinin miyavlaması gibi… Sözcükler belirir, sözcüklerin omuzları, bacakları, kolları, sözcüklerin elleri, au, oi, uh. İnsan çok fazla sözcük ortaya salmamalı. Bu lanet olası dile, sanki borsacıların para tutmaktan aşınmış elleriyle bulaştırılmış gibi yapışan bütün pislikleri temizlemeye bir şiir dizesi yeter. Sözcüğü başladığı ve bittiği yerde istiyorum.”

hugo ball siir

Dada kelimesinin anlamı konusunda farklı görüşler mevcuttur, kökeni belirsizdir, ağırlıklı olarak anlamsız bir kelime olduğu düşünülür. Dada adı ne zaman ortaya çıkmıştır? Hugo Ball’ın tasarladığı Cabaret Voltaire Dergisi’nin çıkan tek sayısının başyazısında. Ciddi biçimde çelişen öyküler vardır bu konuda. Richard Huelsenbeck’e göre, sözcüğü kendisi Hugo Ball’la birlikte, bir Almanca-Fransızca sözlükte, kabaredeki bir şarkıcıya takma ad ararken rastlantı sonucu bulmuştur.

cabaret voltaire

Cabaret Voltaire’deki batı uygarlığını yok etmeyi hedef alan yapıtlar ve sahne gösterileri, sanatın her türünü özellikle de savaş çarkının bir parçası olmakla suçladıkları ekspresyonizmi aşağılayan organizasyonlar, sembolizm, fütürizm karşıtı bildirilerin ilanına da ev sahipliği yapar. Cabaret Voltaire’deki şovlarını Ball hem soytarılık, hem de ölüler için ayin olarak nitelendirir. 1916 yılında ise Hugo Ball ve Richard Huelsenbeck rivayete göre Almanca-Fransızca bir sözcükten rastgele seçtikleri Dada kelimesiyle guruplarının adını buldular. Farklı kaynaklar ise bu sözcüğü sözlükten seçenin, çoğu Dadaist manifestonun yazarı da olan Tristian Tzara olduğunu belirtir. Hatta, Hans Arp’ın 16 Şubat 1916’da, akşam saat altıda, Zürih’teki Café de la Terrasse’ta Tristian Tzara’nın Dada sözcüğünü icat ettiğini ve o sırada “Burnumun sol deliğine iliştirilmiş bir çörek olduğunu beyan ederim” şeklinde bir açıklaması da vardır.

5. Jean/Hans Arp (1886 – 1966)

Jean Arp, Birds In An Aquarium, 1920

Jean Arp, Birds In An Aquarium, 1920

Jean/Hans Arp heykeltıraş, ressam ve şair olmasının yanı sıra Dadaizm için de önemli bir isimdir. Almanya’da Hans Arp, Fransa’da Jean Arp adıyla bilinen sanatçı, önceleri soyut çalışmalar, sonrasında ise eserlerinde görülen sürrealizmle anılır. Jean Arp, 1916 yılında Zürih’te Dada hareketini kuran isimlerdendir. İlk soyut ağaç kabartmalarını Zürih Dada Sergisi’nde sergiledikten sonra, 1925 yılında ilk kez sürrealist çizgide bir sergiye katılır. Dada sanatının en etkili isimlerinden olan Jean Arp, bunu şiirlerine yansıtır ve dilbilgisi kurallarından kurtulup bağımsız sözcükler, yoğun imgeler hatta ilginç anlatımlara yer verir. Jean Arp dada ile ilgili olarak “Bu sözcüğün hiçbir önemi yoktur, bu tarihlerle de yalnızca ahmaklar ilgilenir, bizi ilgilendiren dada zihniyetidir, bizler dadanın varoluşundan önce de dadaydık.” der.

6. Hannah Höch (1889 – 1978)

Hannah Hoch, Incision With The Dada Kitchen Knife Through Germany's Last Weimar Beer-belly, 1920

Hannah Höch, Incision With The Dada Kitchen Knife Through Germany’s Last Weimar Beer-belly, 1920

Berlin’den çıkan en büyük dadacılardan biri sayılan Hannah Höch, 1916’dan itibaren Dia Dame ve Die Praktische Berlinerin gibi dergilere dantel ve işleme motifleri tasarımı yapar. Eserlerde sıklıkla kolaj tekniğini kullanmıştır. Figürlerini seçerken moda ikonu kadın görsellerini tercih eder ve onlara burjuva kültürünün kıyafetlerini giydirir. Modern feminist propaganda niteliğindeki eserlerinde, toplumda kadının rolü ve cinsiyet ilişkilerini konu alır. Geleneksel bir sanat anlayışıyla üretilmeyen eserleri, genel olarak fotomontaj olarak nitelendirildiği gibi, grafiksel öğeleri yoğun olarak barındırması ile de akıllarda kalmıştır. Eserleri folklorik öğeler taşımasının yanı sıra, kültür farkı ve ırkçılığa karşı eleştiri niteliğindedir. Höch, Berlin dadacıları tarafından hiçbir zaman kabul görmez. Kadın olmasından mı yoksa ticari illüstrasyonlarla uğraşmasından mıdır bilinmez, genellikle onun sergilerde yer alması istenmez. 1920’lerin sonuna doğru Höch artık Berlin’deki dadacılarla bağlarını tamamen kopartır.

7. Sophie Taeuber-Arp (1889 – 1943)

Sophie Taeuber-Arp, Elementary Forms, 1917

Sophie Taeuber-Arp, Elementary Forms, 1917

Sophie Taeuber-Arp’ın eserleri, öncelikli olarak soyut geometrik kompozisyonlar ve tekstil formları üzerinedir. Kestiği kağıtları yatay ve dikey kompoze ederek tasarladığı kolajlara yönelmesi daha geç dönemlere rastlar. Soyut çalışmaları, kolajları ve işlemeli tekstil çalışmalarıyla ilişkilidir. Zürih Dada hareketinin, soyut sanatının gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Sanatçının Dada hareketine katılan tek akademisyen olması dikkat çekicidir. Aynı zamanda Jean/Hans Arp ile evli olan Sophie Taeuber-Arp’ın heykel çalışmalarına da rastlanır.

8. Marcel Janco (1895 – 1984)

Marcel Janco, Ball In Zurich, 1917

Marcel Janco, Ball In Zurich, 1917

Dada hareketinin kurucularından olan Marcel Janco bir ressam ve mimar olarak ün kazanır. Erken dadaistlerden biri olarak, hareketin birçok sergi ve performansına katılır. 1926’dan sonra ülkesi Romanya’ya döner, Bükreş’te modern binalar tasarlar ve mimarlık alanında çalışır. Yahudi kökenlidir. İsrail’in kuzeyinde yer alan Carmel Dağındaki Ein Hod’un merkezinde yer alan Janco-Dada Müzesi, Marcel Janco’nun yaşamı boyunca ürettiği eserlerin sergilenmesine ve kendisinin Dada ile modern sanatın teşvik edilmesine ilişkin vasiyetine adanır. Bunun yanı sıra, çağdaş sanatçıların çok sayıda sergisine de ev sahipliği yapan müze, Janco’nun bir grup arkadaşı tarafından kurulmuştur.

9. Raoul Hausmann (1886 – 1971)

Raoul Hausmann, Dada Cino, 1920

Raoul Hausmann, Dada Cino, 1920

Mimar, ressam olan Johannes Baader ve Richard Huelsenbeck ile birlikte Berlin Dada Kulübü’nü kurar. Raoul Hausmann aynı zamanda Der Dada Dergisi’nin de editörüydü. Gazete ve magazinlerden alıntıladığı görsel imajlarla, kelimeleri, gazetelerden kestiği cümleleri kombine ederek, politik hiciv, sosyal yorum ve eleştiriler içeren fotomontaj çalışmalar yapar. Raoul Hausmann, eserlerinde tipografi ve gazete dergilerden elde edilen farklı parçaları bir araya getirerek yeni anlamlar oluşturur ve Dada akımının kışkırtıcı ve başkaldırı niteliğinde bir akım olduğunu gözler önüne serer.

10. Kurt Schwitters (1887 – 1948)

Kurt Schwitters, Merzbild 1A, The Psychiatrist, 1919

Kurt Schwitters, Merzbild 1A, The Psychiatrist, 1919

Sanat hayatına çelik işleriyle ilgili oymacı olarak başlar. İlk yıllarda konstrüktvist desenler çizer, daha sonra montaj ve kolajlar yapmaya başlar. Sanat tarihine ismini kolaj sanatçısı olarak yazdırır. Dada’nın Avangart düşünce biçiminin yaygınlaşmasına katkıda bulunur. Schwitters’ın kolajları, hurda, işe yaramaz materyallerin tuval yüzeyine egemenlik kuran örnekleridir. Etiketler, kırık tahta parçaları, biletler gibi atık malzemelerden kolajlar oluşturmuştur. Daha sonraları ise sadece tuval ile yetinmeyip kolajı üç boyutlu malzemelere taşır. 1918’de Hanover’de Merz adını verdiği bir Dada akımı yaratır.

11. Suzanne Duchamp (1889 – 1963)

Suzanne Duchamp, Broken and Restored Multiplication, 1919

Suzanne Duchamp, Broken and Restored Multiplication, 1919

Suzanne Duchamp, Marcel Duchamp’ın kız kardeşidir. Eserlerinde sembolik anlamları kullanmayı tercih etmiştir. Eserlerinde zengin zümreyi temsil eden zümrüt, gümüş gibi nesneleri betimler ve bunları tipografi ile destekler. Dada tarihi boyunca marjinal bir çizgide varlığını sürdüren Suzanne Duchamp’ın eserlerinde, estetik ve tarihsel semboller önemli bir yere sahiptir. Mekanik objeler gibi algılanan sembolleri vurgulayan objeler, aslında gündelik hayat ya da bireysel yaşam hakkında göstergeler taşır. Ağırlık ve çarklar erkeği temsil ederken, kadın yarım ay şeklindeki yuvarlaklarla görselleştirir. Bu semboller kadın erkek ilişkilerinden toplumsal rollere, hatta cinselliğe kadar uzanır. Kişisel ve sosyal açıdan feminist bir duruş sergileyen sanatçının bazı eserlerinde kullandığı saat veya üç yaprak gibi objelerle ise hayatına dair ipuçları vermek istediği ve hayal ettiği yaşama duyduğu özlemi dile getirmeye çalıştığı da söylenebilir. İleri dönem eserlerinde figüratif resim anlayışına geri döner.

12. Beatrice Wood (1893 – 1998)

Beatrice Wood, Glazed Ceramic Vessel, 1960

Beatrice Wood, Glazed Ceramic Vessel, 1960

Beatrice Wood’un eserleri arasında özellikle yaptığı taslak ve suluboya çalışmaları ilgi görmüş, ön plana çıkan ince figürleri dergilerde sıkça kullanılmıştır. Tiyatro ile de ilgilenen sanatçı, seramik alanında da tanınmıştır. Günümüz sanatına yakın örneklerin görüldüğü yuvarlak ve yassı seramik formları, heykelsi nitelikte olup hem çağdaş hem de dekoratif görünür. Dadaist anlayışla ürettiği eserlerde bedenin farklı yorumlamalarıyla bir dizi hikayeler anlatıldığı söylenebilir. Kadın, cinsellik ve erkeklerin kadınlara bakış açışı gibi konuları irdeleyen sanatçının eserlerindeki semboller, özellikle kadın özgürlüğü kavramını vurgular.

13. Emmy Hennings (1885 – 1948)

Portrait of Emmy Hennings

Portrait of Emmy Hennings

Emmy Hennings, Dada hareketine büyük bir ivme kazandıran Hugo Ball’ın eşidir. Aslında eğlence sektöründe danışman olarak görevlidir, ancak daha çok model ve gece kulübü hostesi olarak çalışmış, fahişelik ve hırsızlıktan defalarca hüküm giymiştir. Dada şarkıcısı Emmy Hennings, Cabaret Voltaire’in izleyiciye sunulmasında önemli bir yere sahiptir. Sesi kadar, sahne ve sahne dışındaki cinsel varlığı ile Dadaist biyografilerde adı sıkça anılır. Hugo Ball’ın sesli şiiri esrarengiz, dini ve ruhani anlar yaratıyorsa, Emmy Hennings’in fiziksel ve seksüel görünümü, seçtiği şarkı, şiir repertuarı, sesini bilerek tizleştirmesi çoğunlukla erkeklerin doldurduğu kabarede oldukça yüksek bir seksüel atmosfer uyandırır.

Kaynak
Dada – Sanatın Başkaldırısı, Marc DachyDada Hareketi İçerisinde Yer Alan Kadın Sanatçılar ve EserleriMarcel Duchamp’ın Yapıtlarına Çözümleyici Bir Katalog Çalışması, Özlem Kalkan ErenusBerlin’in Unutulmayan Dadacı Kadını Hannah HöchModern Batı Sanatlarında Tipografinin Kullanımı – Işık AnkutDadaizm Sanat Akımı ve Seramik Sanatına Etkisi


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir