Menu

Adolf Hitler Kimdir? Adolf Hitler’in Hayatı



Adolf Hitler, 20 Nisan 1889’da Avusturya’nın Braunau am Inn isimli, iki Alman devletinin sınırındaki küçük bir şehrinde dünyaya gelir. Gayrimeşru bir ilişkiden dünyaya gelen babası Alois Schickelgruber, annesinin çok uzun zaman önce ölmüş babası Georg Hiedler’in soyadını alarak, adını ve soyadını 1876’da Alois Hitler olarak değiştirir. İleriki yıllarda Hitler’in büyükbabasının Yahudi olduğuna dair söylentiler çıkacaktır.

Babası sert, kendini beğenmiş, aşırı titiz bir adamdır. Arılarına, ailesinden daha fazla ilgi göstererek bakar. Annesi ise kiliseye giden ve kendini iki çocuğuna, Adolf ve Paula’ya adamış, sade, mütevazı ve kibar, ancak koruyuculuğuyla çocuklarını adeta boğan bir kadındır.

Hitler’in çocukluğu ve gençlik yıllarındaki yaşantısının, gelecekteki fikirleri ve uygulamaları üzerindeki etkisi Kavgam kitabında neredeyse her satırda göze çarpar.

“Kader beni, iki Alman devletinin tam sınırları üzerinde bir kasabada, Braunau am Inn’de dünyaya getirdi. Alman olan Avusturya, büyük Alman vatanına tekrar dönmelidir. Hem bu birleşme, iktisadi sebeplerin sonucu olmamalıdır. Bu birleşme, iktisadi bakımdan zararlı olsa bile, mutlaka olmalıdır. Aynı kan, aynı imparatorluğa aittir.”

Hitler, 1915

Hitler, 1915

Babası, küçük memuriyetlerle geçen ömrünü emekli olduktan sonra çiftçilikle sürdürmüştür. Babası ile yaşadığı fikir ayrılıkları okul tercihinde iyice belirginleşir. Babası onun memur olmasını isterken, Hitler buna karşı çıkar, zira ressam olmak ister. 1903’te babasının ölümüyle, Hitler akademik engellere takılır, matematikten kalır. Elli mil uzaktaki Steyr’deki bir okula nakil olsa da, 1905’te kendi isteği ile eğitimine ara verir.

“Bir gün ressam olmam gerektiğine karar verdim. Bu nasıl oldu, şimdi tam hatırlayamıyorum. Desinatörlük yeteneğim su götürmezdi. Hatta babamın beni Realschule’ye kaydettirmesinin sebeplerinden biri de bu yeteneğimi görmüş ve sezmiş olmasıydı.”

The Courtyard of the Old Residency in Munich, 1913

Adolf Hitler, The Courtyard of the Old Residency in Munich, 1913

“Bu öğretmen sadece geçmişi, hal ile aydınlatmakla, gözler önüne sermekle kalmazdı. O, geçmişten bugün için dersler çıkarmada usta idi. Bizim milli bağnazlığımızdan eğitim yolları buluyordu. Çoğu zaman, sınıfta düzeni sağlamak için milli hislerimize hitap eder, başka çarelere başvurmazdı. Tarihi en çok sevdiğim ders yaptı. Ayrıca beni, genç bir devrimci yaptığı da bir gerçekti.” (Kavgam)

Hitler’in yukarıdaki ifadelerinden de anlaşıldığı üzere milliyetçiliğinin temelleri lise yıllarında atılmıştır. Avusturya’nın da Alman olduğu ve iki Alman devletinin mutlaka birleşmesi gerektiği fikrine bu yıllarda sahip olmuştur ve bu birleşmenin önünde engel olarak gördüğü Habsburg Hanedanı’na düşmanlığı da yine aynı yıllarda başlamıştır.

Haus am See, 1910

Adolf Hitler, Haus am See, 1910

Ressamlık kariyerine Viyana’daki Akademi’de başlamak ister, aynı yıl annesi 1907’de kanser nedeniyle ölür. Viyana’daki Akademi başvurusunu reddeder ve Mimarlık bölümümü denemesini isterler, fakat o bölüm de olmaz. Hitler, 1908 – 1913 arasında yaşadığı Viyana yılları için, “Öncesinde adlarını bile bilmediğim iki tehlikeyi görmemi sağlayan, yani Marksizmi ve Yahudiliği, Yahudileri, o dönem olmuştur” diyecektir.

adolf hitler, 1921

1921

II. Dünya Savaşı sırasında Çalışma Kampları’nda on binlerce Yahudi’nin öldürülmesinin sebeplerini Hitler’in Viyana günlerine bağlamak yanlış olmayacaktır.

adolf hitler, 1924

1924

1913 yılında Viyana’dan Münih’e gelen Hitler, Almanya’nın savaşa girmesi ile gönüllü olarak orduya katılır ve 1918 yılında, bir İngiliz kimyasal gaz saldırısında yaralanana kadar değişik cephelerde savaşır. Savaş sırasında ve sonrasında yaşadığı olaylar, onun ileriki yıllarda alacağı birçok kararda doğrudan etkili olur.

Hitler, 1919 – 1920 yılları arasında ihtiyat askeri olarak, orduda eğitim programlarına katılır. Şubat Konuşması olarak bilinen ve Munich Hofbräuhaus’ta yapılan bir toplantının ardından ordudan ayrılır. Savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle I. ve II. Sınıf Demir Haç Nişanı ile ödüllendirilir. Hitler’in siyasete atılması ve bir çözüm yolu olarak siyaseti benimsemesi de yine bu yıllara rastlar.

Adolf Hitler’in esrarengiz rastlantılar ve garip olaylarla dolu yaşamında çözümlenememiş pek çok karanlık nokta bulunur. Bunlardan biri de Avusturya vatandaşı olan Adolf Hitler’in Alman Ordusu’nda nasıl görev alabildiğidir. Hitler, üstelik Avusturya ve Almanya’da asker kaçağı olarak aranır ve Münih’te polis tarafından yakalanır. Ancak Alman Polisi tarafından Avusturya’ya iade edilmez, tam tersine Alman Ordusu’nda görev yapmaya davet eder. Daha ilginci Avusturya ve Alman ordu yetkililerinin yaptıkları ilk askerlik yoklamalarında bedenen çürüğe ayrılır. Buna rağmen vatandaşı olmadığı bir ülkenin ordusunda görev alır. Hitler bir onbaşıya verildiği duyulmamış olan EKİ (Birinci dereceden Gümüş Haç) nişanıyla da taltif edilir. Hitler’i bu nişanı alması için üstlerine tavsiye eden de Teğmen Hugo Gutmann adlı bir Yahudi’ydi.

adolf hitler, 1930

1930

Hitler, ordudan ayrıldıktan sonra katıldığı Alman İşçi Partisi’nde siyasi faaliyetleri arttırarak devam eder. Bu partinin adı 1923’te, kısaca Nazi olarak anılacak olan NSDAP olarak değiştirilir. Hitler Birahane Darbesi olarak bilinen olaydan dolayı 1923’te tutuklanır ve 5 yıl ceza alır, fakat 1924’te serbest bırakılır. Daha sonra her Alman’a okuma mecburiyeti getirilen Kavgam adlı kitabını da Landsberg Hapisanesi’nde yazar.

Birahane Darbesi, Hitler’in ilk darbe girişimidir, ilk etapta sadece Bavyera’nın yönetimini devralmayı amaçlar. O dönemdeki birahane kavramıyla bugünkü arasında büyük fark var. Birahaneler o yıllarda, yüzlerce insanın toplandığı bir alan ve sosyal ve politik meselelerin konuşulduğu bir paylaşım noktası, ileri gelenlerin halka hitap ettiği alandır. Bürgerbräukeller de o dönemde Münih’in en büyük birahanesidir. Hitler, bu gibi birahanelerde yaptığı konuşmalarla büyük ilgi toplar.

adolf hitler, 1933

1933

NSDAP (Nazi Partisi), Almanya’nın içinde bulunduğu sosyoekonomik kaostan faydalanır. Versailles Antlaşması’nın Almanya için çok ağır şartlar taşıdığını ve bu şartların Almanya lehine düzeltilmesi gerektiğini savunur. Parti, ayrıca Yahudi ve Marksist-Sosyalist düşmanlığını ve Alman ırkının üstünlüğünü de politik bir hedef haline getirir. Bu sayede partiye, işsizlerle birlikte, Yahudilerin ekonomik rekabetinden rahatsız olan iş adamlarının ve meslek gruplarının ilgisi artar.

1930 seçimlerine katılan parti, beklenmedik bir şekilde sosyal demokratlardan sonra mecliste ikinci büyük parti olur. 1932 yılındaki seçimlerde %37 oy alan Hitler, Cumhurbaşkanı Hindenburg tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilir. Hitler, 1933’te yapılan seçimlerde oylarını %44’e çıkarır ve böylece tek başına hükümet kurabilme imkanı bulur. 23 Mart 1933’te kabul edilen Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun ile Almanya için yeni bir dönem başlar. Bu tarihten itibaren, Hitler yönetimindeki Almanya III. Reich olarak anılmaya başlanır, Hitler ise kendisini Führer (rehber) ilan eder.

adolf hitler, 1933

1933

Kendisinde tanrısal bir güç gören ve kaderin kendisine yüklediği sorumlukları yerine getirdiğine inanan Hitler, başladığı faaliyetlerine NSDAP’yi tüm Almanya’da en güçlü örgüt haline getirerek devam eder. Özellikle gençler ve kadınlar üzerine yoğunlaşan parti propaganda faaliyetlerini, Hitler adına Propaganda Makinesi olarak bilinen Dr. Joseph Goebbels yürütür. Propaganda araçları olarak, Hitler’in kendisi başta olmak üzere, bütün sembol ve iletişim araçlarını kullanmaktan çekinmeyen Goebbels, özellikle çıkardığı gazeteler ve yayınladığı propaganda filmleri ile Almanya’nın işgal edildiği günlerde bile söz konusu faaliyetlerini sürdürür.

adolf hitler, 1936

1936

Parti ve ordunun güçlü yapısıyla adeta Alman savaş makinasına dönüşen Nazi organizasyonun başında bulunan Hitler, sadece kendi kişisel güvenliğinden sorumlu bir koruma ordusuna da sahipti. Kısaca SS (Schutzstaffel: Koruma Birliği) denilen bu birlikler zamanla muharip birliklerin yanında II. Dünya Savaşı’nın çeşitli cephelerinde savaşmıştır. Savaşın Almanya’nın aleyhine döndüğü 1943 yılından sonra SS birlikleri, bizzat Hitler tarafından kumanda edildiği öne sürülerek, gençler arasında orduya katılımı sağlamak için bir propaganda vasıtası olarak kullanılmışlardır.

Toplumun bütün kesimlerini yüksek idealler uğrunda bir hedefe doğru yönlendirmeyi başaran Hitler ve yönetimi, bu çabaları ile kısa zamanda büyük başarılar elde etmiş olsalar da II. Dünya Savaşı, Almanya ve Hitler için büyük bir hüsranla sonuçlanır. Hitler’in özel sekreteri Traudl Junge hatıralarında, Berlin’in kuşatıldığı ve artık yenilginin kabullenildiği anda bile Hitler ve Goebbels’in propagandadan vazgeçmediklerini şöyle ifade eder:

“Biz sekreterler, her an yaşamına son verecek beklentisiyle Hitler’in çevresinde oyalanıp duruyoruz. Ama o, geçici olarak zahiri yaşamını sürdürüyor. Goebbels, müsteşarı Dr. Naumann ve yaveri Schwägermann’ı yanında getirdi. Hitler’le son bir propaganda seferi üzerine konuştular. Halk, Führer’in kuşatılmış şehirde olduğunu ve savunmayı bizzat eline aldığını bilmeliydi artık.”

adolf hitler ve eva braun

Eva Braun ile (Köpekler ve kurtlar, Hitler’in aşırı ilgi ve hayranlık duyduğu hayvanlardı.)

Savaşın sonlarına doğru Adolf Hitler’in isteği üzerine Berlin’de New Reich Chancellery’nin altında 1936 ve 1943 yıllarında olmak üzere iki aşamada Führerbunker adı verilen sığınak inşa edilir. Burayı kendisi, karısı, yakın çevresi ve generalleri için yaptırır. Savaşın sonlarında Sovyet Kızıl Ordusu’nun Almanya’ya çok yaklaşmasıyla Hitler, generalleri, Eva Braun, Goebbels ailesi bu sığınağa yerleşir.

Hitler’in özel sekreteri Traudl Junge, o günleri şöyle anlatır: “Sığınakta hummalı bir telaş var. Karşı tarafta kıyamet kopuyor. Bütün gün boyunca ateş ediliyor. Top atışlarına neredeyse alışmıştık artık. Yine Hitler’le birlikte oturuyorduk. Daha düne kadar zaferden en ufak şüphesi olmayan bu adam, şimdi aynı özgüvenle içinde bulunulan durumun kesinlikle değiştirilemeyeceğini, umutların yok olduğunu söylüyordu. ‘Her şey bitti artık! Nasyonal Sosyalizm öldü ve bir daha asla dirilmeyecek!’ Bu sözleri duyunca beynimizden vurulmuşa döndük.”

Hitler daha 1941 yılında, metamfetamin dahil çeşitli uyuşturucu maddeler içeren ilaçlar almaya başlar. Savaşın sonuna doğru ciddi bir şekilde uyuşturucu bağımlısı olur, bu nedenle ruh sağlığı ile ilgili sorunlar yaşamaya başlar. Topluma kabul ettirmeye çalıştıkları Büyük Almanya İdeali’nin yenilgiyle birlikte bir hayal olduğunu gören Adolf Hitler, sığınakta 30 Nisan 1945’te Eva Braun ile birlikte intihar eder.

Hitler, Magda ve Joseph Goebbels

Hitler, Magda ve Joseph Goebbels

Propoganda bakanı Joseph Goebbels’in karısı Magda Goebbels, Nazi Almanyası’nın seçkin kadınlarının en yaldızlı kişiliğiydi. Budist babası tarafından eğitilen Magda, lise yıllarında önce siyonist, ardından nasyonal sosyalist olur. İkinci eşinden boşandıktan sonra Magda, uzun süre Yahudi sevgilisiyle birlikte olur. O sevgiliyle ilişkisini Goebbels’le evlendikten sonra da sürdürür. Aslında Joseph Goebbels’in de Yahudi bir sevgilisi vardır.

Goebbels çiftinin altı çocukları olur, Magda Alman Anne Şeref Madalyası’nın ilk sahibi olur. Magda, Hitler’e saplantılı bir tutkuyla bağlıydı, kaynaklar ona yakın olmak için Goebbels ile evlendiğini yazar. Altı çocuğuna da H ile başlayan isimler koyar. Hitler’in intihar ederek ölmesi üzerine, 1945’te sığınakta 6 çocuğunu siyanür ile zehirledikten sonra kocası ile birlikte intihar eder.

Hitler, Joseph ve Magda Goebbels

Hitler, Joseph ve Magda Goebbels

Nazi Partisi üyeleri, Hitler hakkında çıkan her söylentiyi büyütür ve kulaktan kulağa yaygınlaşan bu söylentilerle, onu ne pahasına olursa olsun dünya basınının gündeminde tutmaktı amaçları. Nazilerin Hitler’le ilgili çıkarttıkları magazin haberlerinden biri de onun kadınlarla olan ilişkisine dairdi. Hitler’in özel hayatında kadına yer vermediğini ve papazlar gibi kadınsız yaşadığını yayarlar. Oysa Hitler’in hayatına girdikleri belgelenmiş en az altı kadın olmuştu. Daha ilginci bu altı kadından beşi yedi kez intihar girişiminde bulunmuş ve üçü hayatına son vermişti.

Winifred Wagner

Winifred Wagner ve Hitler

Winifred Wagner, Alman opera bestecisi, tiyatro direktörü, müzik teorisyeni ve yazarı Richard Wagner’in oğlu Siegfried Wagner ile evlenir. 1930’dan 1945’e kadar ise Wagner ailesinin bu etkili ismi Hitler’in yakın bir arkadaşı olur.

Adolf Hitler’in, kadınları cezbeden ve zaman zaman büyük mitinglerde kitle histerisine yol açan bir gücü bulunur. Toplumun kalburüstü tabakasına mensup kadınlar, hayranlık duydukları Hitler’e iktidara giden yolu açarlar. Hanna Reitsch, Leni Riefenstahl ve Winifred Wagner gibi gözde kadınlar, onun ününü arttırırlar.

Hitler, Angela Maria Geli Raubal ile

Hitler, Angela Maria Geli Raubal ile

Geli Raubal, Hitler’in üvey ablasının kızıdır. Geli, Hitler’in sevgilisi miydi? İntihar mı etmişti, öldürülmüş müydü? Bu soruların cevabı ne yazık ki net değil. Geli, öğrencilik yıllarından itibaren dayısı Hitler ile aynı evde yaşar, hatta dayısının boş zamanlarında yaptığı resimlerinde çıplak modelliğini de yapar. Nişanlısı Maurice, Hitler’in emriyle hem partideki görevlerinden hem de Geli’den uzaklaştırılır. 1931’de 23 yaşındaki Geli, Viyana’ya gitmek ister, Hitler karşı çıkar, şiddetli tartışmadan sonra Hitler evi terkeder. Geli burnu kırık ve darp izleri içinde bulunur ve ciğerine isabet eden bir kurşunla ölmüştür. Daha sonra mezarı da kaybolur.

hitler ve eva braun, 1938

Eva Braun ile, 1938

Hitler, uzun yıllar hayat arkadaşı olan sevgilisi Eva Braun’un etrafına bir suskunluk duvarı örer. Obersalzberg’deki villada özel sekreter olarak personel kadrosuna alınan Braun ile Führer’in ilişkisini, dar bir arkadaş çevresi bilir. Adı ancak savaşın sonuna doğru öğrenilir. Eva Braun, Hitler’le 1929 Ekim’inde tanışır. Bir yıl sonra aralarındaki ilişki hala platoniktir. Hitler’in yoğun iş temposu nedeniyle kendisini seyrek aramasına dayanamayan Eva, 1 Kasım 1932’de Hitler’e veda mektubu yazarak babasının tabancasıyla intihara kalkışır. Kan kaybederken doktora telefon etmeyi ihmal etmez. Gelen doktor Hitler’i haberdar eder. Artık daha sık birlikte olurlar. Ancak eve konuklar geldiğinde Eva’nın odasından çıkması yasaktır. Nihayet 28 Nisan 1945’te, Hitler Eva ile bulundukları sığınakta evlenir. Ancak iki gün sonra 30 Nisan 1945’te intihar ederler.

Leni Riefenstahl ve hitler

Hitler, Leni Riefenstahl ile

Leni Riefenstahl’in sinematik yeteneklerini fark eden Adolf Hitler onunla görüşür. Leni daha sonra Hitler’i bir konuşma sırasında görür. Kendi söyleyişi ile bir mitingde insanları bu derece etkilemesi Leni’ye çok etkileyici gelir. Hitler partisi için propoganda amaçlı, ilki İnancın Zaferi (1933), ikincisi İradenin Zaferi (1934) ve Özgürlük Günü: Wehrmacht (1935) olmak üzere 3 film çektirir. Leni yıllar sonra verdiği bir mülakatta, “Bu filmi yaptığımdan dolayı üzgün olabilirim” diyecektir.

Hanna Reitsch

Hitler, Hanna Reitsch ile

Hanna Reitsch, helikopter ve roket uçağı kullanabilen ilk kadın Alman test pilotu. Politikayla ilgisi olmamasına rağmen, Nazilerin propagandasına alet edilmesine ses çıkarmaz, bu şekilde birçok fırsat elde eder.

eva braun ve hitler

Eva Braun ve Hitler, 1944 (Hitler ideal kadını, zarif, sevimli, saf, küçük şey, şefkatli, tatlı ve aptal olarak tarif eder.)

Hitler’in ölümden son anda kurtulmayı başarmak gibi bir özelliği vardı. Birçok suikasttan sapasağlam kurtulur. Savaşta tam 45 ay süreyle cephede bulunur. Bu dönem içinde doğrudan muharebeye girer, fakat sağ kalmayı başarır.

Hitler, köylülüğün taşıdığı değerlere çok önem verir, fakat köylüleri hiç sevmez. Benzer şekilde akademik ve bilimsel kuramlara da hiç inanmaz; Alman bilim adamlarının yaptıkları keşiflerin Yahudiler tarafından çalındığını söyler. Efsanelere düşkündür. Sadece ünlü Wagner’in operalarına değil, gizemli Töton-Cermen efsanelerine kendince bilimsel açıklamalar getirir. Çok şey bildiğini iddia ettiği sanat ve mimarinin yanı sıra, büyük tutkusu Wagner’di, ilginçtir Wagner de antisemitikti. Hitler, aynı zamanda her konuşmasında masonlardan, Kabbalistlerden ve Ezoteristlerden ne kadar çok bilgi edindiğini vurgulamayı sever. Hitler ellerine, parmaklarına ve tırnaklarına hayranlık duyar. Özel fotoğrafçısı Heinrich Hoffmann’a (Eva Braun’u Hitler’e tanıştıran odur) ellerinin fotoğraflarını çektirir. Bunun yanında, diğer devlet adamlarının ellerinin fotoğraflarıyla kendi ellerini karşılaştır.

Hitler, Heinrich Hoffmann

Heinrich Hoffmann’ın çektiği fotoğraflardan

Kavgam, Adolf Hitler’in başyapıtı, onun ve nasyonal sosyalizmin beyannamesi. 1923’teki başarısız darbe teşebbüsünden sonra hapishanede yazdığı, 1925’te basılan ilk ciltte Hitler, kendi hayatını dramatize eder. Tahliyesinden sonra yazdığı, 1926 sonlarında yayımlanan ikinci ciltte ise bağıra çağıra, nasyonal sosyalizmin temel fikirlerini anlatır. Karikatürize bir antisemitizm, hınç ve nefret dolu bir ırkçı-milliyetçilik, dehşetengiz komplo teorileri metinde kol gezer.

Kaynak
Hitler Almanyası Propagandanın Gücü, Bilinmeyen Hitler – Aytunç Altındal, Hitler’in Kavgam’ı Üzerine Bir Analiz – Albrecht Koschorke, Hitler’i Kimler ve Neden Destekledi?Faşistler, Nazi Kadınları – Anna Maria Sigmund


Facebook Yorumları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir